Modern Tarım Ülkesi Olmak

Birleşmiş Milletler Tarım Örgütü raporuna göre gıda fiyatları dünyada %7.4 düşmüş. Türkiye’ de ise %68.4 artmış.  

Topraktan çıkan gıda ürünlerinin bildiğim kadarıyla ham maddesi toprak ve sudur. Bunlara ilaveten gübre, ilaçlama gibi takviyeler yapılır. Ürünün elde edilmesinde; emek, teçhizat, traktör gibi hasılatın kolayca ve hızlıca alınmasında katkı sağlayan unsurlar kullanılır.  

Dünyada gıda ürünleri üretimi yapan ülkeler ile bizim ülkemizin gıda ürünleri üretiminde fark mı var? Dünyada gıda ürünleri fiyatları düşerken bizde neden artıyor? 

Bu sorunun cevabını bulmak için yola çıktım.  

Okul yıllarımda bize ülkemizin bir tarım ülkesi olduğu öğretildi. 

Yerli Malı haftaları düzenlenirdi.  

Bugün geldiğimiz noktada bir çok tarım ürününün dışarıdan ithal edildiğini görüyoruz. Ülkemizde verimli toprak mı kalmadı? 

Toprağı ekip biçecek çiftçi mi kalmadı? Toprağı sulayacak su mu yok?  

Neden Türkiye’ de gıda ürünleri pahalı satılıyor? Neden üreticiler tarım ürünleri üretiminden vaz geçiyor? Neden dışarıdan tarım ürünleri almak zorunda kalıyoruz? 

Bunlara hayvan besiciliği, balıkçılığı da katabiliriz. Ülkemiz hayvancılığı da, balıkçılığı da müsait olmasına rağmen neden eti, balığı dışarıdan almak zorunda kalıyoruz? 

Tarım sektörü baştan aşağıya devrim niteliğinde reformlara ihtiyacı var. Elimizde un, yağ, şeker var helva yapacak usta var. Ancak helva yiyemiyoruz. 

Hava var; su var, dört mevsim var. Rabbim ülkemize her türlü nimeti vermiş. Ama kıymetini bilemiyoruz. Hollanda bir avuç ülke tarımda devrim yapmış.  

Dünyanın bir ucundaki ülkeden bize balık geliyor. Üç tarafı denizle çevrili ülkemde ucuz balık yiyemiyoruz.  

O kadar tarım bakanı geldi geçti değişen bir şey yoktur. Koca ülkede tarım sektörünü ayağa kaldıracak kapasitede adam kalmadı mı? 

 Hiç bir şey bilmiyorsak tarım, hayvancılık alanında çağ atlamış ülkeleri taklit edelim. Onu da mı yapamıyoruz? 

Hazıra dağ dayanmaz diye bir atasözümüz var. El alemin turistleri gelsin döviz bıraksın diye gözümüz yollarda onların bırakacakları dövize umut bağlamışız.  

Kardeşim! Bu turist denen insan bugün gelir; yarın bir hastalık çıkar, huzursuzluk çıkar gelmez o zaman ne olacak? Turistlerin en çok geldiği şehirlerin başında İstanbul geliyor. Allah korusun. Lakin; olası bir İstanbul depreminde bu turistlerin hiçbiri gelmeyecek o zaman ne olacak? 

Kendi yağımız ile kavrulmadıkça ayakta kalamayız. Kıbrıs Barış Harekatında ülkemize uygulanan ambargo, F 16 savaş uçaklarının verilmemesi Kaan uçağının yapılması gibi kendi silahımızı kendimizin yapması gerektiğini öğretti. Aynı performansı kıtlık olmadan, su bitmeden modern tarıma geçerek kendi ihtiyacımızı kendimizin sağlayacağı reformları yapmak zorundayız.  

Köy üreticisi ile devlet arasında köprü kurulmalıdır. Bunun en kolay yolu kooperatifleşmek olmalıdır. Köy üreticisi ürettiği ürünü son tüketiciye kendisinin satmasını sağlayacak yasal,  yönlendirici eğitim ve  ve teknolojik destek verilmeli gerekli planlamalar yapılmalıdır.  Gıda ürünlerinin ham hali kadar onların işlenerek, ambalajlanarak mamul ürün haline getirilmesine çalışmak bunu yapacak tesisleri kurmak çok zor olmasa gerek diye düşünüyorum. 

Bu planlamalar sayesinde uygulama gerçekleştiğinde hem köy üreticisi hem son tüketici vatandaşlar hem de devlet kazançlı çıkacaktır.  

Unutmayalım! Dünyanın geleceği pek parlak değil. Tabi afetler; salgın hastalıklar, küresel iklim değişiklikleri,nükleer silahlanma  ve en önemlisi insanlıktan -Gazze Olayları- çıkmanın zirve yaptığı dünyada gıda en önemli silah olacaktır.  

Karnını doyuracak gıda yok ise, elindeki silahın güçlü olması bir anlam ifade etmez. Aç ve susuz bir savaşçının elindeki silahın en modern silah olmasının ne önemi var?  

İnsan yaşayacak; ayakta duracak, nefes alacak ki, zihnindeki düşünceyi uygulayabilsin.  

Atalarımız boşuna söylememiş. “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.” 

İnsanın yaşaması için de enerjiye yani gıdaya ihtiyacı var.  

Unutma; ürettiğin gıdanın miktarı  kadar güçlüsün.  

Gıda ürünleri üretiminde, gıdanın ham maddesi gıda ürünleri tohumu üretiminde projeler üretecek yöneticilere ihtiyacımız var. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüp Özdumanlar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.