Bayram şekeri yerine...

Hoşgörü, farklı inançlara farklı duygulara farklı düşüncelere sahip olan kimselerin birbirlerine karşı saygı duyup anlayış göstermesidir. 

Esnek; alçak gönüllü olmaktır. Değişime, gelişime her zaman açık olmaktır.  

Ön yargılardan uzak olmak; dinleyebilmek  karşındaki insana değer vermektir. 

Allah (c.c): “Sizden faziletli ve varlıklı olanlar yakınlara; yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, af etsinler ve hoş görsünler. Allah’ ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah bağışlayan ve esirgeyendir.” Nur Suresi 22. Ayet 

Allah (c.c) kullarının hatalarına, yanlışlarına tövbe kapısını açık tutarak hoş görüyor da biz insanlar kim oluyoruz da çevremizdeki insanların hata ve kusurları karşısında  acımasız ve hoşgörüsüz olabiliyoruz? 

Hz. Muhammed (sav): “Sana zulmedeni sen af et. Sana küsene sen git; sana kötülük yapana sen iyilik yap. Aleyhine de olsa hakkı söyle” Sahih-i Buhari 

Mevlana ne güzel söylemiş: 

                  Tevazu ve alçak gönüllükte TOPRAK gibi ol 

                  Hoş görme de DENİZ gibi ol 

İnsanın hoş görülü olmasına neler engel olur? 

Makamı; ilmi, ibadeti, soyu, güzelliği, serveti, şöhreti vb.   

Bu vasıflara sahip olan birey veya bireyler yukarıdan bakmayı tercih ederek karşısındaki insanın eksikliklerini  ya cahilliğine, ya soyuna ya da içinde bulunduğu ortama bakarak hoş görmez. Hoş germek yerine eleştiri ve kınama yolunu seçer. Ona saygı duymaz; onu küçümser onunla arasına mesafe koyar.  

Hoş görüsü kıt olan insanın kalbi de katıdır. Nefsinin esiri olmuş gurur ve kibir benliğini kaplamıştır.  

Hoş görüsü olmayan insan; her şeyi bildiğini, her şeyin en iyisini kendisinin yapabildiğini düşünür.  

Hayat akışı içinde bir zamanlar kendisini kartal olmuş uçan görenlerin serçe oldukları örnekleri ile doludur.  

Atalarımız : Ne oldum demeyeceksin; ne olacağım diyeceksin”   

Hoş görmenin başlangıç noktası insanın kendisi ile barışık olmasını gerektirir. Kendisi ile kavgalı olan birisinin başkasına tahammül etmesi beklenemez. Öfke kontrolü yapmaktan aciz birisinin başkasını hoş görmesi fazla bir beklenti olur.  

Ses sanatçısı Orhan Gencebay bir şarkı sözünde hoş görme ile ilgili “Hatasız kul olmaz; hatamla sev beni” Demiş.  

Hiç bir insan mükemmel değildir; olamaz.   

İnsan toplumsal bir varlık olduğuna göre insanlar ile iyi geçinmeli huzur ve barış ortamında yaşamalıdır. Bunun yolu da karşındakine hatasıyla, kusuruyla saygı duymak ve onun fikirlerine,  konuşmalarına, davranışlarına hoşuna gitmese de  sabır göstererek hoş görebilmektir. İnsan olmanın gereği budur. 

Aksi takdirde hayat yaşanmaz olur. Eleştiri tabi ki olacak. Ancak; eleştirinin dozu ayarında olmalıdır. Karşındaki insana fikirlerini, kabul ettirmek yerine konuşmayı ve dinlemeyi tercih etmek gerekir. 

Hoş görmemek köprüleri yakmak demektir. Gün gelir o köprüden geçmen gerekebilir.  

Hoş görmek ödün vermek demek değildir. Tam tersine karşındaki kişinin seni algılaması ve değerlendirmesine zemin hazırlamaktır.  

Gün gelir insan olarak hoş görmediğin davranışları sen de yapabilirsin. O zaman karşındaki insandan seni hoş görmesini beklemeye hakkın olabilir mi?  

İnsan, yaşadığı toplumda her zaman yıkıcı değil; yapıcı olma yolunu seçmelidir. 

Yunus Emre ne güzel söylemiş:  

 

Elif okuduk ötürü 

Pazar eyledik götürü 

Yaratılmışı hoş gördük 

Yaratandan ötürü 

Gelin tanış olalım 

İşi kolay kılalım 

Sevelim; sevilelim 

Dünya kimseye kalmaz 

                                                     TOKAT 

Bir tartışma esnasında İmam-ı Azam’a karşısındaki bir adam tokat atmış. 

İmam-ı Azam: “Senin bu hareketine aynı ile karşılık vermeyeceğim. Seni halifeye şikayet edebilirim; etmeyeceğim. Seni Allah’a havale edip ahirette davacı olmayı ve hakkımı almayı dileyebilirdim bunu da yapmayacağım. Mahşerde bu tokadın hesabı yapıldığında  Cennet’e sensiz girmek istediğimi söyleyeceğim.” 

İmam-ı Azam’ın bu hassasiyeti karşısında duygulanan adam pişman olmuş İmam-ı Azam’ın ellerine sarılarak ağlamaya başlamış. Af dilemiş; özür dilemiş. 

“Ağlamana; af dilemene gerek yoktur. Ben seni baştan zaten af etmiştim.” 

Hoş görmek sevgi ve saygıyı cömertçe kullanmaktır. 

Ramazan Bayramınız kutlu olsun. 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüp Özdumanlar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.