-2

İstanbul’un Beşiktaş ilçesi Gayrettepe mahallesinde bir gece kulübünde çıkan yangında göz göre göre yirmi dokuz insan hayatını kaybetti.

Ramazan Bayramı öncesi yirmi dokuz hanede yaşayanların yüreklerine yangın düştü.

Kaza geliyorum demez; gelir. Ancak, gelme ihtimali olan kaza için önlem almak gerekmez mi?

Mekanda yapılan tamirat; tadilat sonucunda çıkan yangın söndürülemiyor; yeterli çıkış olmadığından bu kazanın bedeli maalesef ağır olarak karşımıza çıkıyor.

Bu bir iş kazası mı? Hayır değil.

Bu cehaletin; vurdumduymazlığın, sorumsuzluğun yasaların caydırıcı olmamasının bir sonucudur.

Bu ülkede insanın canı bu kadar ucuz olmamalıdır.

Alınması gereken önlemlerin alınıp alınmadığını denetlemek gerekmez mi?

Gerek özel sektör olsun gerekse kamu sektörü olsun. Her yönetim alanında mutlaka ödül ve ceza sistemi olmalıdır. Eğer bir yerde suç varsa cezası suçun niteliğine göre olmalıdır.

Sen denetimi yapma; eksi iki mekanda giriş olsun çıkış olmasın. Burası eğlence merkezi olarak çalışsın. Basit bir iş kazası ile ortaya çıkacak devasa yangın sonucunda yirmi dokuz can hayatını kaybetsin. Sonucu görmek istiyorsanız. Yakın tarihlerde meydana gelen büyük çaplı kazaların sorumluların başlarına ne geldiğini araştırın görürsünüz.

Çok çabuk unutuyoruz. Neden?

Çünkü, bu ülkede olağanüstü olaylar o kadar çok oluyor ki, birinin sonucunu görmeden bir başkası çıkıyor.

Çoklu ölümle sonuçlanan büyük kazaların mahkemeleri hızla yapılarak sonuçlandırılması gerekir. Kamuoyu ihmal soncunda insan hayatının kaybına sebep verenlerin yargılanıp infazın gerçekleştiğini görmek istiyor. O zaman unutulma olmaz.

Bu ülkede tehlikenin önceden görülerek önlem alınması diye bir kural yok mu?

Güneydoğu 11 ilimizde deprem olacağı depremin kaç şiddetinde olacağı televizyon kanallarında söylenmesine rağmen gerekenler ne önceden ne sonradan alınmamış elli binden fazla insan ölmüş olmasına rağmen tespit edilen sorumlu sayısı elliyi bulmuyor.

Adamlar; otelin üstüne üç beş kuruş daha fazla para kazanayım diye kaçak kat ekliyor; ne gören var ne duyan var ne hesap soran var?

Sonuç, daha ömürlerinin baharında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine bağlı sporcu çocuklar hayatlarından oldu.

Bu cesaret, zincirin halkaları gibi tüm alanlara yansıyor. Bir insanın canının bilerek veya bilmeyerek ölümüne sebep verilmesinin bedeli çok ağır olması gerekir. Bu korku olursa doğal olarak önlem alma noktasında görev yapacaklar kılı kırk yararak gerekenleri yapacaktır.

Yangına dönecek olursak; Türkiye Yangından Korunma(TÜYAK) Güvenlik Uzmanı Levent Yasa: “Yağmurlama sistemi olması gerekirdi. Yangına bilinen klasik metotların uygulanması yeterli olmaz.”

Bu önlem yirmi dokuz insanın ölümünden sonra mı konuşulmalıydı? Orayı denetleyenlerin bu bilgiye sahip olması ve gerekenlerin yapılmasını istemesi gerekmez miydi?

Dönüyoruz; dolaşıyoruz. İşi ehline verilmesine geliyoruz.

“Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” Nisa Suresi, 58. Ayet.

Siz yönetimde görev alacak sorumluların işin ehli olup olmadığına bakmadan yerleştirirseniz olacağı budur. Bu ehil olmayan insanları yönetime getirenler bu vebalden kurtulamaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüp Özdumanlar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.