Filistin sessizliği

"Sessizlik var, evet. Filistin konusunda sessizliğimiz olduğunu söyleyebiliriz, ancak bu meseleye farklı bir açıdan bakmamız gerekiyor.

Biz vatandaşlar olarak tepkimizi göstermek istesek de durum açık. İnsanlarımız geçim derdiyle uğraşırken, evlerine ekmek götürme telaşı içindeyken önlerini görmekte zorlanıyorlar. Enflasyon ve yaşam sıkıntısı gibi sorunlarla boğuşurken insanlarımızın gözleri karardı. Asgari ücretli bir çalışanı düşünelim, bayramda memlekete mi gitmeli, çocuklarını mı giydirmeli, ne yapmalı? Artık tepki gösterecek bir enerjileri kalmadı. Yani aslında "Filistin'i unuttuk" demek vatandaşlar olarak değil, daha çok hükümet açısından doğru olur.

Siyasetçiler günlerdir seçim propagandasıyla meydanlarda ve televizyonlarda bizi kilitledi. Hangi kanalı açsak, genellikle en büyük konu seçim. Seçim özel programları, mitingler... Her yerde bunlarla karşılaşıyoruz. Bir gün boyunca çalışıp işten dönen vatandaş evine geldiğinde bu görüntülerle karşılaşınca tepki verme şansı kalmıyor, sanki uyuşturulmuş gibi ertesi güne uyanıyor.

Filistin sessizliği


Aslında en büyük tepki hükümetin Filistin konusunda göstermesi gerekiyordu! Ramazan ayı geldi geçiyor, en uygun zaman buydu bence. Büyükşehirlerde binlerce kişiyle Filistin için iftar sofraları kurulabilirdi, hep birlikte buradayız mesajı verilebilirdi! 15 Temmuz'da devletimiz nasıl dik durup demokrasi nöbeti tutarak nasıl bir duruş sergiledi ise dünyaya, aynı duruşu Filistin için de birlik ve beraberlik içinde yapabilirdik.

Ancak hükümetin söylemleri ve eylemleri hiçbir zaman bunu net bir şekilde göstermedi. Neden mi? Çünkü gücümüz yok! Geçmişe bir göz atalım. Bir zamanlar Rahip Brunson krizi yaşadık ve bunu geri vermeyeceğimizi açıkça belirttik! Ancak iki gün sonra dolar fırladı ve hızla Rahip Brunson'u teslim ettik. Rusya ile yaşadığımız uçak düşürme krizi veya tarım ürünleri ihracatı gibi örnekleri düşünebilirsiniz! Her seferinde sert sözlerin ardından ekonomik sıkıntıya düşürüldük. Hiçbir sert sözümüzün arkasında duramadık. Birileri maddi olarak ülkemizi sıkıştırdı ve mecburen sessiz kalmak zorunda kaldık. Filistin konusunda da aynı durum söz konusu, elimiz kolumuz bağlı, sadece izliyoruz. Birleşmiş Milletler veya Filistin için yapılan özel oturumlarda iyi dilekler sunmaktan öteye geçemiyoruz. Kaldı ki bireysel olarak İsrail ile ilgili bir vatandaş tepkisini seçim meydanında bir pankart ile göstermek istediğinde polis tarafında gözaltına alınan bir ortamda bizler daha ne yapabiliriz!

Sonuç olarak, böyle durumlarda bireysel tepkilerin çok fazla fayda sağlamadığı açıktır. Devlet organları her zaman daha etkili bir ses çıkaracaktır. "Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık" derler ya! Sonumuz hayır olsun!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İnan Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.