Siyaset merakı

Siyaset merakı herkeste vardır.

Bana da ,her seçim arifesinde arkadaşlar tanıdıklar sorar. Özellikle yerel seçimlerde sen neden düşünmedin?, girmedin ? diye sorularla karşılaşırım.

 

Bir dönem ben özel sektör çalışanıyken Ankara da yaşadım. Bir bakanın özel kalem müdürü de arkadaşımdı. Bakan la da tanışırdık .Sık sık çağırırdı hem hasret gidermek için hemde toplumun nabzını yoklamak için.

 

Bir keresinde gittim. TBMM ye gitmek sanıldığı kadar zor bir şey değil ,birkaç güvenlik bariyerinden ve sorgulamasından sonra randevuyla girebilmek hiç te zor değil.

 

Oraya gittiğim zaman şunu gördüm. Bizler televizyonda sürekli meclis sıralarında birbirine hakaret eden ,hırsızlıkla ,vatan hainliğiyle suçlayan, birşeyler atan, küfür eden insanların meclis dışında , kulislerde ,lokantasında birbirine pide ,çay ısmarladıklarını ,kahkahalarla birbirlerine birşeyler anlattıklarını gördüm. Bu bana çok itici geldi. İlkesizce geldi. Halbuki bizim halkımız böyle değil.

Yani biri , birini vatan hainliği veya hırsızlıkla suçluyorsa o kişi bir daha onunla görüşmez ,konuşmaz . Ama orada öyle değil. Çay içiyorlar yahu beraber ,birbirleriyle öyle hararetli konuşup gülüşüyorlar ki zannedersiniz az önce başka bir gezegende oldu olanlar. Çok enteresan.

Belki demokrasi bunu gerektiriyordur ancak bana uygun değil. Belki bizler ilkel bir bakış açısına sahibiz.

 

Siyaset ,bizim insanımızı değiştirdi. Çok fazla insanın hayatının en önemli yerine yerleşti. Hayatı siyaset sayesinde tepetaklak olan yada tamamen düzleşen insanlarımızın sayısı çok fazla.

 

Bu da büyük bir kamplaşma demek.  Bu bana göre değil. Çünkü ben her görüşü savunan insanın fikirlerinde haklılık payının olabileceği mantığıyla hareket edebilirim. Bunu isterim. Öğrenmeye, farketmeye , analiz edip değerlendirmeye çalışırım.

Ancak şu anda bir partili konuşurken ,diğer partili onu otomatikman dinlemeyip otomatikman karşı tezleri savunup baskın olmaya çalışıyor. Kendi partisinden biri bir şey söyleyince de onu da otomatikman kabul ediyor. Bu çok sığ bir bakış açısı ve   yaşam şekli.

 

Bu yaşam şekli bana uygun değil.

 

Ancak benim gibi mantığınızla yaşayan biriyseniz ,iki taraftan da bir şeyler duyunca kafanız karışıyor. Duyduklarınızı analiz etmeye çalışıyorsunuz. Bu çok zaman alıcı. Yıpratıcı. Ruhunuzu yaralıyor.

 

Mesela ,ilçede bir cantıkçı yada pideci ye belediyenin borçları sebebiyle arazi verilmesi ,dükkan verilmesini analiz etmeye çalışır benim gibi insanlar.

Empati kurar. Bir yere mal verip para alamıyorsam mal vermem. Allah Allah bunun ne mantığı olabilirki yahu. Yani sonuçta bir pideci ne kadar bedelsiz mal verebilir ki alacağını tahsil edebilmek için belediyeden arazi ve hatta dükkan alabilsin. Yahu alacağı bu kadar şişirmek işletmenin mevcudiyetini sürdürmeye büyük zarar verecek bu neden yapılır ki?.

 

Empati diğer taraf için de geçerli. Cenazede verilen cantıkların parasını ödemek için bütün ilçe halkının sahibi olduğu zenginliği onlara vermek nasıl bir mantık çerçevesine sığar. Parasını ödeyecek gelirin yoksa alma ,verme. Cenaze sahibi kendi cantığını ayranını kendisi alsın ödesin bu kadar basit.

Bu , katlanılabilir bir zihin paradoksu değil. Buna katlanamazsınız.

 

Ben gördüm ki ,Türkiyede insanlar sorgulamaktan sa, taraf olmayı tercih ediyorlar. Ben bir tarafın içinde olayım ve bu tarafın içinde olan hiçbir şeyi sorgulamayayım şeklinde bir yaşam biçiminin içinde nefes alıyorlar.

 

E tabii bu durum manipülasyona çok açık bir durum . Taraf olan insanlar o tarafın yöneticilerinin her uygulaması yada kararını sorgusuz desteklediği için aslında onlar tarafından muazzam bir şekilde kullanıldıklarının farkında değiller. Belki farkındalar da o tarafta olmanın gereğinin bu davranışı zorunlu kıldığını zannediyorlar.

 

Toplumun sağduyuya, akil insanlara ,uzlaşmacılara ,olayları iyi analiz edebilen insanlara ihtiyacı var. Çünkü çok fazla taraf var. Ve bizim ülkemizde taraf olan insanlar eleştiri de yapmıyor empati de kurmuyor.

 

Eleştirilmeyen çok hata yapar. Öğrenemez.

 

Sevgiler.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çağatay Gülseçkin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.