Sevinsenize yahu, neden sevinmiyorsunuz?

Çok güzel gelişmeler de oluyor ülkemizde.

Kaan gibi, Togg gibi ,İha, Siha gibi ülkemizin , hatta Türk ve İslam aleminin menfaatine olan ve olacak  gelişmelere tabii ki seviniyoruz gurur duyuyoruz.

Hele Yunan medyasında bundan endişe duyan proğramları gördükçe yağlarımız eriyor.

Güvenliğimizin teminatı olan bu gelişmelere kim ne diyebilir. Emeği geçenden Allah razı olsun.

İktidarımız bu gelişmeleri ekrana getirirken sanki gözüyle bize  dik dik  bakarak  ,mutlu olsanıza ,sevinsenize siz vatan haini misiniz niye sevinmiyorsunuz niye bize methiyeler dizmiyorsunuz dercesine söylemlerde bulunuyor.. 

Daha önce Karadenizde doğalgaz, Gabar da petrol bulduk üretiyoruz dedikçe akaryakıt zamlanmıştı , nas var faiz inecek, bu ten bu canda durdukça şunlar bunlar olmayacak deyip tersi kararlar verilmişti , yani  güvenilirlik problemi zaten vardı ancak kendi gözümüzle Togg ,İha, Siha’yı gördükçe ,Kaan’ı gördükçe , yeni yapılan gemileri gördükçe tabii olarak seviniyoruz. Biz de ülkenin vatandaşıyız hemde askerlik yapan ve vergisini sonuna kadar ödeyen vatandaşlarıyız. 

Peki neden yeterince mutluluk gösterisinde bulunamıyoruz halk olarak. 

Çünkü halkımız çok derin bir geçim derdinde.

Bunu  minibüse bindiğimizde ,çarşıda yürürken insanların konuşmalarına kulak kabarttığımızda ,her yerde her yaşta görüyoruz duyuyoruz.

Halk sadece ve sadece para ve geçim konuşuyor.  Alınan maaşların büyüklüğü ,küçüklüğü de değil. Her şeyin çok pahalı olması ve bunun dur durak bilmemesi umudu da yok ediyor, sevinci de merakı da idrakı da yok ediyor. 

Halk yoksulluk sınırında yaşayınca, çocuklarına istediklerini alamayınca, ev ,araba alması  mümkün olmaktan çıkmışsa Togg ve Kaan haberleri sadece tebessüm oluşturuyor.

Hayatımızda oluşacak en ufak bir aksiliği giderebilecek bir birikime sahip olamıyoruz ki.

Bir makineniz arızalandı, elektrikçi gerektiren bir arıza oluştu ,yada su tesisatında kaçak oluştu, yada çatınız su akıtıyor onarım lazım, yada dişlerinizde sorun var, arabanız arıza yaptı, yada , yada, yada. 

Bunların hepsinde onarım masrafı en az sizin maaşınız kadar. Belki daha da fazla. Ev kirası aidattan bahsetmiyorum bile. Evimiz  varmış gibi farz ediyorum.


Aynı gün, araba yıkattım, berbere gittim ve lokantada öğle yemeği yedim. Bin liram gitti. Bu fakirlik hak edilmiş , tembellikten oluşmuş bir fakirlik değil ki. 

Yoksulluk sınırı 60 bin tl. Ülkenin yüzde 90 ı yoksul.

Mülteciler yığılmış ülkemizde ,liyakat ortadan kalkmış, Torpille insanlar iş buluyorlar mülakat denen şeyi kaldıramamışsanız sevinemiyoruz.

Güzel gelişmeleri hayatımızda önceliklendiremiyoruz ki.

100 binlerce genç ülkeden gitmenin çaresini arıyorken, doktor dövmek maharet sayılıyorken, sen Togg a neden sevinmiyorsun dendiğinde çok ta fazla bir şey hissetmiyorsun.

Sevinmeyi ,mutlu olmayı unuttu mu insanlar?.

Galiba öyle.

Her şeye rağmen mutlu olmayı unutmayalım. Her gelişmeyi takip edelim. Birbirimize saygılı ve sevgili olmayı sürdürelim. Hayat kısa ve başka ülkemizde yok. Herkes bize gelir ama biz biryere gidemeyiz. 

Sevgiler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çağatay Gülseçkin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.