Obez İstanbul

2023 yılanda yapılan araştırma sonuçlarına göre İstanbul’ un nüfusu 247.027 azalarak 15 Milyon 655 bin 924 olmuş.

İstanbul, İstanbul olalı ilk kez bu kadar büyük oranda nüfus azalması yaşıyor. Bu sonuç açıklanmadan önce kime söyleseniz bu sonuca inanmazdı. Burası İstanbul; “Taşı toprağı altın” değil miydi? Memleketini terk edenlere kucak açan şehir değil miydi?

Daha ortada beklenen İstanbul depremi yok iken bu nüfus azalması neyin nesi?

Avrupa’nın en kalabalık metropolü olan İstanbul bugüne kadar kendine yapılan ihanetlere sabretti; sesini çıkarmadı gelen yerli yabancı herkesi bağrına bastı.

Kursağından bir türlü gitmeyen lokma olan ve kaybedilmesini bir türlü hazmedemeyen Hristiyan alemi için önemi ve değeri çok olan İstanbul’ un nüfusu neden azalıyor? İstanbul’ dan insanlar neden kaçmaya çalışıyor?

Uğruna yüz binlerce canın gittiği fethedilmesi mümkün olmayan bu devasa şehrin nüfusu neden azalıyor?

Şehir boğulma noktasına geldiyse artık taşıyamıyorsa suç bu şehirde mi bu şehri bu hale getirenlerde mi?

Her zaman olduğu gibi “cambaza bak” diyerek suçluyu başka yerde arıyoruz. Bedelini de maalesef suçlu veya suçluları göremeyen garibim halk ödüyor.

Ülkenin tüm sanayisini bu bölgeye yığarsan;

Gelen her göçü sorgusuz sualsiz kabul edersen,

Üniversitelerin çoğunu bu şehirde açarsan,

Modern kent projeleri ile yerleşim yerleri açmaz oy rantı için çarpık kentleşmeye izin verirsen,

Alt yapı, üst yapı hizmetlerini geleceği tahmin ederek yapmazsan,

Ülkenin toplam gelirini bu şehre harcamak zorunda kalırsan kusura bakmayın bu şehre en büyük kötülüğü yapmışsınız demektir.

Daha beklenen İstanbul depremi olmadan, Türkiye'nin kalbi dediğimiz milli beka olarak gördüğümüz bu şehrin kalp krizi geçirmeden öncesinde görülen belirtilerinden birisi olan bu nüfus azalmasını önemsemek gerekiyor. Bunu basite alanlar İstanbul’ a ihanet etmeye devam ediyor demektir.

Zamanında bu günleri fark eden oldu. İstanbul kanunu çıkaralım diyen oldu. Ama lafta kaldı; arkası gelmedi.

2020'de 56 bin 815 kişilik düşüşten sonra Cumhuriyet tarihinin en büyük azalmasını yaşadık.

Nüfus artış hızı 2022’ de binde 7.1 iken 2023’ de binde 1.1 oldu.

1927 yılında 699.607 olan nüfus günümüze gelene kadar 15 kat artmıştı. Bunun sonucu olarak İstanbul obez oldu. Bu düzensiz göç doğal olarak yeni yerleşim yerlerinin açılmasına, sanayileşmeye, yol açtı.

Batıda K.Çekmece, doğuda İzmit yakınlarına kuzeyde Karadeniz sahillerine güneyde Marmara Denizine kadar genişledi.

Mevcut siyasi partilerde bu nüfus artışına oy rantı nedeniyle ses çıkarmadı. Çarpık yerleşim sonucu olan gecekondulaşmaya izin verdiler. Buralara yol, su, elektrik götürerek onların oyu ile koltuk kavgası yaptılar; bu günleri görmediler. Sanayiyi ülke geneline yaymak yerine daha az maliyetle daha çok kar peşinde koşan kapitalist kafalara yol verdiler.

Şimdi; bu plansız, programsız hormonlu büyüme ile katledilen güzelim İstanbul’ a ihanet edenler bunun hesabını nasıl verecek?

Defalarca yazdığımın farkında olduğum cümlemi tekrar ediyorum. İstanbul sevdalısı babanın evladı olarak beklenen İstanbul depremi ile yapılan yanlışlar; ihmaller ve kusurların sonucu deprem sonrası maalesef çok acı bir şekilde ortaya çıkacaktır. O sonuçların bedelini maalesef İstanbul halkı ödeyecektir.

Bir şehir düşünün orada yaşayan insanlar olası İstanbul depremini yani bu deprem ile kendisinin veya yakının deprem anında veya deprem sonrası yaşanacak sorunlardan öleceğini bilerek yaşıyor. Bu nasıl bir duygudur? “Atsan atılmaz; tutsan tutulmaz.” “

“Yukarı tükürsen bıyık; aşağı tükürsen sakal misali”

Bilerek, isteyerek zorunluluktan gel desen gelemiyor; git desen gidemiyor. Bekliyor...

Doğu ve Güneydoğu bölgeleri başta olmak üzere İstanbul’un nüfus artışına sebep olan topluluklar doğal olarak kültür erozyonuna uğradı. Asırlardır taşıdıkları geleneklerini göreneklerini, inançlarını ya terk etti ya da değiştirdi. Kişilik bozulması, aile bütünlüğü konularında sıkıntılar ortaya çıktı.

Toplumun huzurunu bozan çeteler çoğaldı. Kötü alışkanlıkları olanların sayısı arttı artmaya devam ediyor.

Devlet ve İstanbul’ u yönetenler tarihin akışını değiştiren devasa İstanbul’ umuza sahip çıkamadı. Kendi haline bıraktı.

Sonuç ortada. Devlet bütçesinin büyük bölümü bu şehre aktarılmasına rağmen halk bu şehri terk etmenin çaresini bulsa bir dakika durmayacaktır.

Türkiye nüfusunun % 18.34’ nü barındıran şehirde 7.86 milyon erkek; 7.84 kadın yaşıyor. Km2 başına 3 Bin 013 kişi düşüyor.

İstanbul için milli beka deniyor. Doğrudur. Ancak, milli beka olan bu şehrin sorunları medyada günlerce konuşulan Enflasyon kadar maaş zamları kadar konuşulmuyor.

Nüfus azalmasıyla birlikte gözüken diğer sorunlar İstanbul’ un kalbinin teklediğini gösteriyor. Acilen müdahale edilmelidir.

By pass ameliyatı mı yaparsınız? Anjiyo mu yaparsınız bilemem kararı. karar vericiler verecektir. İstanbul’ un bu obez halini beğenen varsa elini kaldırsın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüp Özdumanlar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.