Amerika’nın sırtındaki kambur: İsrail

Hızla değişen dünya güç politiğinde Amerika'nın süper güç olarak kalıp kalmayacağı sıkça tartışılır bir konu hâline geldi.

Bunun bir yansıması olarak Amerika'nın artık başına buyruk hareket edemediğinin ortaya çıkmasıyla özellikle Ortadoğu da gerek Türkiye ve İran gibi ülkelerin kendi çıkarları doğrultusunda belirledikleri politikalardan taviz vermeye yanaşmaması gerekse Uzakdoğu’da Çin'in giderek güçlenerek Amerika'ya adım adım meydan okumaya başlamasının ardından Amerika’nın güç kullanarak politik askeri çıkarlarının savunucusu olmak yerine işbirliği yaparak istediklerini yaptırma yolunu seçmeye başladığını görüyoruz.

Amerika'nın değişen bu politikasının önündeki en büyük engelse İsrail 'in bitmek tükenmek bilmeyen soykırıma varan katliamlarına devam etmede diretmesi ve artık Amerika'yı gerek Ortadoğu da gerek dünyanın geri kalan kısmında kendi çıkarlarına hizmet eden bir devlet statüsünde görme refleksinden bir türlü vazgeçmemesi iki devletten hangisinin diğerini kullandığının cevabını vermenin giderek zorlaşmasına neden olmakta.

Aslında bu durumu uzun yıllar boyunca Amerika'nın sorun etmediğini , hatta destekler pozisyonlar aldığını da kabul edersek buradaki ayrışmanın artık Amerika’nın İsrail'in politikalarını taşıyamaz duruma geldiğinin fark etmesi Amerika’yı yeni politikalar arayışına itmiştir.

Öyle ki bunun ayrımına varan Amerika'nın Ortadoğu da sözünden çıkmayan diğer Arap devletleri de artık gerek Rusya ile gerekse Çin ile yeni anlaşmalar yaparak sepetteki yumurtaları ayırma yolunu seçmeye başladıklarını görmekteyiz.

Irak'ın ülkedeki Amerikan askerlerinin ülkeyi terk etmesini isteyerek bunun bir takvime bağlanması konusunda diretmesi, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Rusya ile petrol anlaşmaları yapması, Türkiye’nin her ne kadar devamını getiremese de Rusya dan S-400 hava savunma sistemlerini almasını bunun bir tezahürü olarak ifade etmek yanlış olmasa gerek.

Yazıyı hem mecazen hem de gerçek olmak üzere her iki anlamda da Amerika'nın karşılığına denk gelecek konuya uygun bir hikayeyle bitirmek isterim.

Vakti zamanında odunculukla geçimini sağlayan sahibi tarafından ormanda çok çalıştırılan bir eşek varmış.

Eşeğin sırtından yük eksik olmazmış. Bunu gören diğer hayvanlar eşeğe "bir yavru doğur hiç olmazsa yükünü paylaşırsın bu zahmetten kurtulursun" demişler.

Bu fikir eşeğin aklına da yatınca eşek bir sıpa dünyaya getirmiş. Bu defa eşeğe yük yükleyen sahibi, sıpası geride kalınca sıpayı da eşeğin sırtına yükleyivermişsek, yaptığı hatanın farkına varmış varmasına ama eşekliği yanına kar kalmış.

İşte bu hikayedeki ana eşek Amerika'ya yavru eşekte onun sırtından inmeyen Israil'e karşılık gelmektedir.

Hem mecazen hem gerçek anlam da.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uğur Sağlam - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.