Roket

Tarih i bilmek gerekir. Tarihte objektif olmak ulaşılmaya çalışılan bir idealdir ancak çok çok nadir görülür.

 

Bağnazlık bizim coğrafyamızda sadece şimdi değil sürekli olarak görülen bir defo. Bu her kesim için geçerli. Nedir bunlardan biri.

Mustafa Kemal devrimlerinin sadece ve sadece onun iradesi ile düşünülmüş ve gerçekleştirilmiş olduğu doğru değil.

Atatürk devrimleri tepeden inme devrimler değil . Tüm devrimler tarihin silsilesi içerisinde hazırlanmıştı aslında. Son dönem padişahların ve vezirlerin hepsi her türlü devrimi yapmaya çalıştılar ve devleti modernleştirme hareketine başlayarak belli aşamalara getirdiler, ancak sonuçlandıramamışlardı. Yeniçeriler Türk devletinin gelişiminde olumsuz çok büyük bariyerler oluşturdular.

 

Bu uğurda ,Genç Osman .3. Selim öldürüldüler.2. Mahmut Yeniçerileri kaldırabildi neredeyse ölüyordu. Şu önyargı yanlış. Halk cahil, bilmez önyargısı yanlış cehalet yaygın çünkü kitlesel eğitim yetersiz Osmanlı da. Cumhuriyet bunu sağladı. Osmanlı da da  niyet her zaman modernleşmeydi aslında.

 

Alfabe, kadınların sosyal hayata karışması ve hatta laiklik konuları bir anda hayatımızın içine girmedi ve sadece ve sadece Mustafa Kemal ‘in aklına gelmedi. Bunun öncesi de vardı . Osmanlı da da yöneticiler problemin büyük olduğunu biliyorlardı. Batıdan doğudan örnekler alındı çalışmalar yapıldı ancak çok güçlü bir irade gerekiyordu  Mustafa Kemal bunları cumhuriyet rejimi ile birlikte hayata geçirdi.

 

Osmanlı ya şimdiki Taliban yada İşid benzeri tam bir şeriat devleti denemez ,din her zaman siyasi kararlarda etkili olmadı. Padişah genellikle din adamlarını kendi yada imparatorluk menfaatleri doğrultusunda yönetmiştir denebilir. Kardeş katli, evlat katli için hiçbir din adamından fetva alamazsınız ama padişah alıyor ve uyguluyor

 

Tarihi gelişimde reform gereksinimi görülüyor hamlelerde bulunuluyor ,süreç uzuyor ancak zaman içerisinde reformlar belli aşamalara geliyor. Mustafa Kemal in tüm devrimleri, halkın örf adetlerine saygı göstermeksizin tepeden inme bir zorakilik çerçevesinde uygulamaya koyduğu algısı yanlış. Öncesinde de önemli aşamalar aslında aşılmıştı.

 

Şimdi bunları anlatıyoruz dost meclislerinde ancak insanlar o kadar kutuplaşmış ki garip tepkiler alıyorsunuz.

 

Kurtla eşek bir konuda tartışmaya başlamışlar. Kurt haklı, eşek haksız ve ancak eşek son derece inatçı, dediğinden şaşmıyor, kurdu dinlemiyor bile.

Aslanın hakemliğine başvurmuşlar. Aslan tarafları dinlemiş ve eşeğe, “tamam, tamam, sen haklısın,” demiş.

Eşek sevinçle hoplaya sıçraya ayrılınca, kurt sormuş, “yahu, bu nasıl karar, benim haklı olduğum apaçık ortada, sen nasıl eşeği haklı bulursun?”

Aslan gülmüş. “Sen,” demiş, “savunduğun konuda haklısın; ancak eşekle tartıştığın için haksızsın; boşuna zamanını harcamışsın, bildiğinden şaşmayan, cahil, üstüne üstlük kendini bir halt zanneden eşeğe laf anlatmak mümkün değil ki, bırak inadını sürdürsün! Vaktini bir daha boşuna harcama.”

                                                      *                                                  *                                                        *                                               *                                             *
 

GS Başkanı Özbek, AKP’li Kurum’un adaylığı için, ” İstanbul için şans” dedi ya. Hiç kimseden bir eleştiri gelmedi ya. Yahu GS, siz nasıl bir camiasınız ,koskoca asırlık spor kulübü nasıl siyasi bir mesaj verir ,bunu ne diye yapar . Başarı için iktidara aleni mesaj vermek normal değil. İyi ki Galatasaraylı değilim.

·                                      *                                   *                                          *                                *                               *

Özgür Özel, Kamer Genç’in ölümünün yıl dönümünde, Tunceli’den “Dersim” diye söz etti. Oysa Kamer Genç, Dersim ismine karşıydı ve bir tv proğramında Bölgeye Dersim diyen milletvekili Ahmet Türk’ü çok eleştirmişti

                                                   *                                                     *                                                          *                                                    *                                        *      
 

Sayın Cumhurbaşkanımız  uzaya astronot gönderilmesi ile ilgili, “ Türkiye Yüzyılı’na ilk kez gerçekleştirdiğimiz insanlı uzay göreviyle adım atıyoruz” dedi.

Roketi biz fırlatmadık.

Sevgiler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çağatay Gülseçkin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.