Sokak köpekleri üzerine bir yazı

Yıllardır kalıcı bir çözüm bulun(a)mayan sokak köpekleri konusuna değineceğimiz bugünkü yazımızda sorunu vatandaş, belediyeler, iktidar ve basın acısından irdelemeye çalışalım.

Sürekli ekranlarda karşımıza çıkan sokak köpeklerinin insanlara saldırdığı görüntülerle yüzleşirken, saldıran taraf aynı, saldırıya uğrayan tarafsa; bazen sabahın kör karanlığında okula giden çocuklar bazen işten eve dönen kadınlar bazen de komşuya giden yaşlı bir teyze olarak karşımıza çıkmakta.

Hemen hemen her konuda ayrışmanın sıradan bir hal aldığı ülkemizde şaşırtıcı bir biçimde gerek yazılı gerek görsel basın unsurlarının birlik içerisinde konunun üzerine gitmesi, detaylarıyla gündemde kalmasına ve bir çözüm bulunmasına dönük yapılan yayınlara ( her ne kadar bir sonuç alınmasa da) şahit olmaktayız.

Belediyelerinse kendi bünyelerinde oluşturdukları hayvan barınaklarıyla, tedavi merkezleriyle biraz da dostlar alışverişte görsün mantığıyla olayın içinde kendilerine yer açtıklarını söyleyebiliriz.

Tabi ki de belediyelerin yaptıklarını küçümsemek konuya bir katkı sağlamayacaktır lakin bir çözüm olmadığı da salt bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır.

Burada asıl sorun bence iktidarın konuya alabildiğine duyarsız kalmasıdır. Öyle ki Ak Parti iktidarı hemen hemen her konuda tarafını belli ederken sokak köpekleri konusunda alabildiğine muallak, her iki kesimi de üzmeyen, dışlamayan gerek sokak hayvanlarının toplatılmasından yana gerekse sokakların hayvanların da bir yasam alanı olduğu konusunda görüş beyan eden kesimleri incitmeyecek açıklamalar yapmasıyla konuya dahil olmaktadır.

Unutulmamalıdır ki büyük devlet mantığı tam da bu noktada devreye girmektedir. Sıkça dillendirilen büyük devlet olmak mantığı bir önceki yıla oranla ihracatı 1,5 milyar dolar artırıp bunu cumhuriyet tarihi rekoru gibi sunmakla yahut başına kötü bir olay gelen Vatandaş Ahmet'in kamu kurumlarının yetkilileri tarafından aranıp konunun takipçisi olunacağını söylemekle de değil büyük devlet olmak; vatandaşın devletin koyduğu ve uygulama aşamasında takipçisi olduğu yasalarla kendini güvende hissettiği, başına kotu bir olay geldiği zaman devleti iliklerine kadar yanında hissetmesiyle olur. Bu da ülkeyi yönetenlerin soruna acil ve yerinde bir çözüm bulup uygulamaya koymasıyla karşılık bulur.

Maalesef sokak hayvanları konusunda bu iktidar sınıfta kalmıştır.

Televizyonlarda bir sokak köpeğinin bir vatandaşa saldırdığı anlara ilişkin görüntüleri izlerken bile insanın psikolojisi olumsuz yönde etkilenirken olayı bizzat yaşayan insanların içinde bulundukları psikolojinin, yaşadıkları korkunun, çektikleri acının son bulması dileğiyle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uğur Sağlam - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.