TÜİK’ in Enflasyonu ile Piyasanın Gerçekleri Çok Farklı

TÜİK, 2023 yılı enflasyonunu (TÜFE) yüzde 64,77, ENAG Grup ise e-TÜFE’yi yüzde 127,2 olarak açıkladı. 2021 yılından bugüne kadar, toplum olarak biliyoruz ki, TÜİK’in  açıkladığı verilerin, gerçek piyasa verilerini yansıtmadığını. Çünkü yaşamda karşılaştığımız fiyatlar, açıklanan enflasyonun çok üzerinde artışlar gösteriyor. 2021 Eylül’den itibaren Prof. Dr. Veysel Ulusoy başkanlığında bir grup bilim insanının oluşturduğu ENAG (Enflasyon Araştırma Grubu) adlı bir grup, TÜFE’yi, günlük olarak internet ortamında derlenen mal ve hizmet fiyatlarıyla ölçmeye ve elde ettikleri sonuçları kamuoyuyla paylaşmaya başladı. ENAG, bu ölçmeyi yaparken TÜİK’in kullandığı mal ve hizmet sepetini ve aynı ağırlıkları kullanıyordu. TÜİK ile ENAG’ın ulaştığı sonuçlar arasında kabaca bir kat fark var.Piyasada karşılaştığımız enflasyon, ENAG’ın açıkladığı enflasyon verisine çok yakın. Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon tahminleri de değişiyor ama hedef hep aynı. (%5)

İster TÜİK enflasyonunu ister ENAG enflasyonunu doğru kabul edelim bu faiz oranıyla yüzde 5’lik enflasyon hedefine ulaşmamız, deflasyona girilmediği sürece, hiçbir zaman mümkün olamaz.

 (Deflasyon,Kısaca Paradarlığı demektir. işsizlik yaratır. Çünkü para yetersizliğinden veya düşük kârları azaltmasından dolayı üretimin kısılması, emek talebini de daraltır. Deflasyon, ücretleri düşürür. Çünkü deflasyonda kârlar azalır, fiyatlar iner.)

Merkez Bankası politika faizinin, TÜİK enflasyonuna yakınlaşmaya başladığı görülüyor ama arada hala 22,5 puan yani mevcut faizin yarısından fazla fark var. ENAG enflasyonunu,böyle bir karşılaştırmaya sokarsak fark faizin iki atına çıkıyor.

Merkez Bankası 2023 ortasında faizi artırmaya başlamadan önce bazı yazılarımda belirttiğim birkaç husus vardı; (1) Enflasyonla mücadele edilecekse faizi artırmak gerekir. Mevcut faizle (o zaman Merkez Bankası faizi yüzde 8,5 idi) enflasyon oranı (o zaman yüzde 38 idi) arasında ciddi fark olduğu için faizi aniden o düzeye çıkarmak yerine yavaş yavaş artırmak gerekir. (3) Bununla birlikte faizin yanlış belirlenmesi tek başına ekonomiyi çökertecek etki yaratsa da doğru belirlenmeye başlaması tek başına ekonomiyi kurtaramaz. O nedenle faizin yanına hukukun üstünlüğüyle başlamak üzere yapısal reformları koymak gerekir.

Bir de bugüne kadar yapılanları hatırlayalım: (1) Merkez Bankası, önerdiğimizi gibi faizi yavaş yavaş artırmaya başladı ve devam etti. (2) Merkez Bankası faiz politikasını destekleyecek bazı adımlar attı (zorunlu karşılık düzenlemeleri, likidite yönetimi, KKM’nin yavaş yavaş tasfiyeye sokulması.) (3) Buna karşılık yapısal reformlar konusunda hiçbir adım atılmadığı gibi tam tersine yaklaşımlar sergilenmeye devam edildi. (4) Bu son dönemde maliye politikası para politikasını destekleyecek biçimde kullanılmadı. Tam tersine büyümeyi kollamak amacıyla genişlemeci bir maliye politikası izlendi.

Bütün bunların sonucu olarak uygulanan para politikasından bugüne kadar anlamlı bir sonuç alınamadı. Her şey yine yılın ortasından itibaren 3-4 ay yaşanacak baz etkisiyle enflasyonun düşüşüne kaldı.

Enflasyonun düşürülmesi için neler yapılması gerekiyor? Bunları da aylardır yazdım ama derli toplu olarak bir daha yazayım: (1) Her şeyden önce gerçek enflasyonun açıklanması gerekiyor. Ki Merkez Bankası faiz başta olmak üzere para politikası araçlarını buna göre ayarlasın ve hedefi kovalayabilsin. (2) Faizin yavaş artırılmaya devam edilmesi şart. Çünkü aniden yüzde 100’ler düzeyine çıkarılırsa ekonominin önemli bir kısmı elimizde kalabilir. (3) Bir tek gün bile geçirilmeden yapısal reformlara başlanması gerekiyor. Ki ülkeye legal yollardan döviz girişi başlayabilsin.

Tabii sorunlar kangren haline geldiği için bu dediklerimi yapmak kolay değil. Çünkü hükümet, örneğin enflasyonun yüzde 100’ün üzerinde olduğunu kabul ettiği anda memura, emekliye buna uygun ücret artışlarını vermesi gerekecek. Öte yandan hukukun üstünlüğü ilkesini kabul edip o alanda yapısal reforma girişse bugüne kadar uygulatmadığı bazı kararları uygulatması gerekecek ki bunların da açıklanması çok kolay değil.

Özetle söylemek gerekirse Türkiye yapısal reform yapamayacağı için enflasyonun baz etkisiyle yaşayacağı geçici düşüşler dışında kalıcı olarak düşme olasılığı da görünmüyor.

Borsa. Forex veya Sanal Paralardaki fiyat değişimlerinden para kazanmak isteyen ve daha önce bu konuda deneyimi ve bilgisi olmayanlar ama bu konulara ilgisi ve merakı olanlar için, Temel Düzey Yatırımcılık Eğitimleri vermekteyim. Konu ile ilgili daha detaylı bilgi almak isteyenler [email protected] mail adresinden bana ulaşabilirler.

Bol Kazançlar.

                                                                                                                     

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emrah Suyolcu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.