Düzensiz göçle mücadele yöntemleri

Son iki ayda 17 bin 500 kaçak göçmenin sınır dışı edildiğini İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya  açıkladı. Görüldüğü üzere; kontroller eskisi gibi gelişigüzel yapılmıyor, büyük ölçüde yabancı vatandaşlara her noktada uygulama yapılıyor. Ancak dört ay öncesine kadar özgürcesine caddelerde, sokaklarda gezip dolaşan göçmenler artık yok. Çünkü daha önce kontrol esnasında pasaport süreleri bitmiş olanlar, herhangi bir uygulamaya takılmadan kontrolden geçebiliyorlardı. Fakat şu an İçişleri Bakanlığı’nın talimatı ile pasaport süresi bitmiş, kısacası Türkiye’ye girdiği tarihten itibaren 90 günü geçmiş yabancılar, Göç İdaresi’ne sevk ediliyor ve sınır dışı edilerek ülkelerine gönderiliyor.

 

VATANDAŞLARIMIZ TEŞVİK EDİLMELİ

 

Gel gelelim; kaçak durumuna düşmüş göçmenler,  buna rağmen hâlâ ülkemize karşı oldukça rahat davranıyorlar. Geçenlerde konusu bile oldu; kıymetli bir sanatçımız Ferman Toprak, sosyal medyada bir paylaşımda bulunarak haklı bir tepki gösterdi. Toprak,  “15,000 - 25,000 lira arasında maaşı beğenmeyen bu insanları anlamış değilim” dedi. Kendi  vatanlarında kazandıklarının beş katını kazansalar da, ülkemizde sahip oldukları imkânlara rağmen iş beğenmemelerine şaşırıyoruz  İnanın, bizim milletimiz hiçbir ülkede bu şekilde böyle rahat davranamaz. Kendi ülkelerinde yaşam zorluğu çeken bu insanlar genellikle Türkiye’de  çocuk ve hasta bakım işlerinde çalışıyor. Hayatını başarılı eğitim ile tamamlayıp zorluklar içinde kazanan benim devletimin memuru kadar veya emeklimizden fazla ücret alıp memnun olmamalarını anlamak zor. Bu şekilde izinli veya kaçak durumda binlerce yabancı çalışan var bu ülkede. Kazançlarını dolara dönüştüren bu insanlar, anında kendi ülkelerine transfer ederek Türkiye için hiçbir fayda sağlamıyorlar. Aksine, milyonlarca doları ülkemizden çıkartıyorlar. Ülkemizde çocuk ve yaşlı bakımlarına büyükşehirlerde gerçekten çok ihtiyaç duyulduğunu kabul ediyorum. Kendi insanımız bu işlere soğuk baktığı için mecburen bu yabancılara yöneliyoruz. Aslında kendi vatandaşlarımızı  bu işlerin devlet tarafından teşvik edilerek (SGK gibi) cazip hâle getirilmesi bu sektöre fayda sağlayacak. Üniversitelerde yaşlı bakımı ile ilgili bölümlere ağırlık verildiğini biliyoruz ama bu durum sanırım yeterli değil, daha da genişletilmesi ve dediğimiz gibi devletin teşvik etmesi kesinlikle gerekiyor.

 

ÜST SEVİYE KONTROL

 

Yanlış algılanmasın; yabancı vatandaşlara kesinlikle kötü gözle ve önyargı ile bakmıyorum elbette. Bu tür işleri yapan kişilere de ihtiyacımız var. Ancak kontrollü ve kayıtlı olarak, devletimizin koyacağı kurallar dâhilinde yapılırsa çok yerinde olacaktır. Örneğin, çobanlık artık çok zor bir meslek ve çoban bulmak büyük sorun. Besicilerimizin özellikle Doğu ve İç Anadolu bölgelerinde bu konudan çok muzdarip oldukları için devletten göçmen çoban talebinde bulunduklarını biliyoruz.  İran sınırında binlerce TIR dolusu Afgan göçmenin Türkiye’ye kaçak yollardan girmek için pusuda beklediğini hepimiz biliyoruz. Yakından tanıdığım bir Afgan göçmenden  gece gündüz demeden yürüyerek ülkemize girdikleri hikâyelerini dinlemiştim. Millî İstihbarat Teşkilatı bu yolların romanını yazar ve bütün ince ayrıntılarına hâkimdir.

 

İKAMET SORUNU

 

Gelelim Suriyeli misafirlerimize… İkamet sorunu almış başını gidiyor. Mersin’de oturum izni almış, Ankara’da; Konya’da oturum izni alan ise İzmir’de yaşıyor. Bunlar saymakla bitmez. Çoğunluğu ise İstanbul’da toplanıp yaşamını sürdürüyor. İşin gerçeği, Göç İdaresi şehir şehir gelen misafirleri planlayıp Türkiye’nin nüfus sayısına göre düzenli dağıtmış. Burada ülke olarak hatamız kontrol edemememiz. Ülkeye girdikleri günlerde kaydı yapılıp eline oturum kartı verilen T. C. vatandaş kimliği gibi anladılar sanırım. Kısacası “Ellerindeki oturum kartının bulundukları ilde ikamet etmek için verildiğini ayrıntılı anlatamadılar” diye insanın aklına gelmiyor değil. Çoğunlukla hepsi de elini kolunu sallayarak Türkiye’yi gezdi. Emin olun ki onların hiçbir hatası yok. Az önce de arz ettiğim gibi, yanlış ve eksik olan kontrol! Devletimiz isterse hiç kimse istediği gibi gelip gidemez. Türkmenistan gibi küçük bir ülkeye vize almadan giremezsiniz. Alsanız bile sizi beğenmeyip, gümrük kapısından geri çevirebilirler. Bu nedenle, kurallarımızı tam manasıyla uygulayıp kontrolleri en üst seviyeye çıkartırsak devletimiz bu sorunların üstesinden hiç şüphesiz fazlasıyla gelecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İnan Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.