Osmanlı tarihinde bir 10 Kasım: Varna Savaşı

Kral I. Ulászló komutasındaki Haçlı ordusu ile II. Murat liderliğindeki Osmanlı ordusu arasında bugünkü Bulgaristan'ın Varna şehri yakınında yapılan Varna Savaşı'nı Osmanlı ordusu kazandı. 1444'ün 10 Kasım'ına denk gelen bu savaşın öncesinde neler yaşandı? Varna Savaşı'nın gelişimi ve sonuçları nelerdir? Soruların yanıtları haberimizde...

Haber Merkezi
Haber Merkezi Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Papalık önderliğinde Macar, Leh, Eflak ve çeşitli Balkan milletlerinden oluşan Haçlı ordusu ile savaşan Osmanlı Devleti'nde bu savaşa Varna adı verilmiştir. Bugün 579. yıldönümü yaşanan Varna Savaşı'nda neler yaşandı? OSmanlı Devleti, düşmana karşı nasıl cephe aldı?

Savaş öncesi durum

II. Murat, Papa IV. Eugenius'un önayak olmasıyla oluşturulan Haçlı ordusu ile Niş Muharebesi ve sonrasında Izladi'de yapılan savaşların ardından 1444 yılının yaz aylarında Edirne-Segedin Antlaşması'nı imzalamıştı. Bu antlaşma 10 yıl sürelik bir barış dönemini öngörüyordu. Antlaşmanın imzasından kısa bir süre sonra şehzade Alaüddin'in av sırasında attan düşerek ölmesi nedeniyle II. Murat tahtı 12 yaşındaki oğlu şehzade Mehmet'e bırakarak Manisa'ya çekilmişti. Ancak Edirne-Segedin Antlaşması'nın koşullarından hoşnut kalmayan Papalık, Kardinal Julian Cesarini vasıtasıyla Macar kralını ikna ve kutsal kitaba el basılarak antlaşmanın bozulması için çalıştı. Müslümanlara karşı yapılan yeminin hükmü olmayacağını beyan ile antlaşmayı bozdurdu ve Krallık meclisi Türklerle tekrar muharebeye karar verdi. Sonbaharda harekata başlayan müttefikler Orşova'dan Tuna nehrini geçip Vidin'e geldiler ve şehri yaktıktan sonra Niğbolu'da Eflak voyvodası Vlad II Dracul'un kuvvetleriyle birleşerek Şumnu üzerine hareket ettiler. Şumnu'ya geldikten sonra şehri aldılar ve Pravadı yoluyla Varna önüne geldiler.

Haçlıların sınırı geçtiği haberi alınınca Vezir-i azam Çandarlı Halil Paşa’nın çağrısı üzerine, II. Murat askerleri ile beraber Manisa’dan İstanbul boğazına doğru hareket etti. Oradan, asker başına birer duka altın vererek; Ceneviz gemileriyle Rumeli'ye geçti. Oğlu II. Mehmet ve Vezir-i azam Çandarlı Halil Paşa'yı, Edirne’de bırakarak Varna’ya doğru Haçlı ordularını karşılamak üzere hareket etti.

Varna Savaşı'nın gelişmesi

Osmanlı ve Haçlı orduları bugünkü Bulgaristan'ın Varna kenti yakınlarında karşılaştı. Osmanlı ordusunun sağ kolunu Anadolu Beylerbeyi Karaca Paşa ve sol kolunu Rumeli Beylerbeyi Hadım Şehabettin Paşa kumanda ediyorlardı. II. Murat, kaide üzere merkezde yeniçerilerle beraber yerini almıştı. Ordunun gerisi tahkim edilmediğinden sarılma tehlikesi vardı. Merkezde yeniçerilerin önünde kazıklarla muhafaza edilmiş hendek bulunuyordu. Padişah'ın bulunduğu cephenin önüne Edirne-Segedin Antlaşması'nın metni asılıydı. Haçlılar'ın sol kanadı Varna bataklıklarıyla muhafaza altına alınmış ve sağ kanadı ise açık ovaya ve şehre doğru bakıyor olup, Macar kuvvetleri tamamen sağ kanada toplanmıştı.

Muharebe başlar başlamaz János Hunyadi Osmanlı ordusunun Karaca Paşa kumandasındaki sağ koluna hücum ederek bu kolu geri çekilmeye zorladı. Sol kanada yüklenen Eflak kuvvetleri ise bu kanadı bozdular ve hatta yandan padişahın bulunduğu ordu merkezine doğru yürüdüyseler de püskürtüldüler. Ordunun gerisinin tahkim edilmemesinden dolayı bu kısım tehdit edildi. Sağ ve sol kollar dağılmış olduklarından ordu merkezinde yalnız padişah, maiyeti ve kapıkulu kuvvetleri kalmıştı.

Osmanlı ordusunun sağ ve sol kollarının bozulduğunu gören Kral I. Ulászló, János Hunyadi'nin uyarılarını dinlemeyerek Leh kuvvetleriyle birlikte Osmanlı ordusunun merkezine ve padişahın üzerine hücum ederek sancakların bulunduğu yere kadar geldi. Yeniçeriler şiddetle savunmada bulundular ve merkezden içeri giren düşman kuvvetlerini çevirdiler. Bu sırada Timurtaş adlı yeniçeri kralın atının ayağına balta ile vurarak atı ve kralı yere düşürdü. Kralın düştüğünü gören yayabaşı Koca Hızır derhal koşarak kralın başını kesti ve bir mızrağın ucuna takarak II. Murad'a götürdü. Bunu gören koalisyon kuvvetleri bozulup kaçmaya başladılar. Bu sırada Osmanlıların sol kanadını çevirmekte olan János Hunyadi süratle yetişerek vaziyeti düzeltmeye ve kralın ölüsünü almaya ve "biz kral için değil dinimiz için savaşmaya geldik" diye askeri cesaretlendirmeye çalıştı ve hattâ bir iki hamle daha yaptıysa da kralın katlini duyan Türk kuvvetlerinin dönerek kuvvetin arttığını görmesi üzerine kendi kuvvetini toplamaya muvaffak olamamış ve kralın katli duyularak haçlı ordusunda genel bir panik meydana gelmiştir. Bunun üzerine János Hunyadi'de Leh kuvvetlerinden kurtulanları alarak kaçmış ve Sultan Murat'ın muharebe meydanını terk etmemesi bu büyük başarının elde edilmesine sebep olmuştur.

Savaşta Osmanlı tarafından Anadolu Beylerbeyi Karaca Paşa, Haçlı ordusundan ise Kral I. Ulászló ile Edirne-Segedin Antlaşması'nın bozulmasında birinci derecede etkili olan Kardinal Julian Cesarini ölmüştür.

Varna Savaşı'nın sonuçları

Varna Muharebesinden sonra ismini kurtarmak isteyen János Hunyadi tekrar ordularını toplayarak, kendisine katılmak istemeyen Sırbistan’ı işgal edip Tuna’yı geçecek ve Kosova Meydan Muharebesinde Osmanlı ordusu ile tekrar karşılaşacaktı. Mora ve Bulgaristan Osmanlı Devleti'ne bağlandı. Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki otoritesi artmaya başladı.

10 Kas 2023 - 06:04 - Yaşam

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tuna Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tuna Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tuna Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tuna Gazete değil haberi geçen ajanstır.