‘Unutmayacak, unutturmayacağız’

  • Haberin Tarihi: 25 Ocak 2020
  • Bu haber 320 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
‘Unutmayacak, unutturmayacağız’

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Orhangazi şubesi ‘Adalet ve Demokrasi haftası’nda Atatürk anıtına çelenk koyarak basın açıklaması yaptı.

ADD Orhangazi şube başkanı İsmail Saidoğlu ve yöneticilerin katıldığı anma programına Saidoğlu Atatürk anıtına çelenk sundu ve saygı duruşunda beklendi. Anma sonrası basın açıklaması yapan Saidoğlu, ADD Genel Başkanı Muammer Aksoy’un  31 Ocak 1990’da, araştırmacı yazar Uğur Mumcu’nun 24 Ocak 1993’de öldürüldüğüne dikkat çekerek, ‘Ülkemizdeki aydın cinayetleri bunların öncesinde başlamıştı, sonrasında da devam etti. Doğan Öz, Cavit Orhan Tütengil, Bedrettin Cömert, Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Onat Kutlar, Ahmet Taner Kışlalı, Gaffar Okan, Necip Hablemitoğlu sırasıyla katledildiler.’ dedi. Onların özgürlük, bağımsızlık, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi mücadelesinde öldürüldüklerini ifade eden Saidoğlu, şöyle devam etti; Onlar Kemalist, Cumhuriyetçi ve yurtseverdi. Anadolu aydınlanmasının ışığını topluma taşıyan öncülerdi. Emperyalizme karşıydılar. Tam bağımsız Türkiye’den yanaydılar. Tam bağımsızlık deyince savundukları : “ Siyaset, maliye, iktisat, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve özgürlüktü. Bu sayılanların herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulusun ve ülkenin tam bağımsızlıktan yoksun olması demekti.” Uğur Mumcu: “Ben Kemalist’im. Ben Cumhuriyetçiyim. Ben laikim. Ben antiemperyalistim. Ben Tam bağımsız Türkiye’den yanayım. Ben özgürlükçüyüm. Ben insan hakları savunucusuyum. Ben terörün karşısındayım. Ben yobazların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. Öyleyse vurun parçalayın. Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır”diyordu. Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu’lar Ahmet Taner Kışlalıllar Türkiye üzerinde oynanan oyunlara kurban gittiler ve ve Atatürkçü oldukları için öldürüldüler. Onlar Cumhuriyet düşmanları tarafından öldürüldüler. Yıllar içinde siyasal iktidarlar değişti. Ama gerçek suçlular ortaya çıkarılamadı. Yıllarca süren davalar sonunda aydın cinayetlerini işleyenler “faili meçhul” kaldılar.

Uğur Mumcu diyordu ki: “ Bir kişiye karşı yapılan haksızlık, bütün topluma karşı yapılmış bir suçtur. Bu bilinci paylaşmak ve bu sorumluluğu yerleştirmek zorundayız. Uygarca paylaşılan sorumluluk bilinci, özgürlüğün de demokrasinin de tek güvencesidir. Bu güvence sağlanmadıkça, demokrasinin temeline bir tek taş bile konmuş olamaz. Unutmayalım ki cesur bir kez, korkak bin kez ölür. Önemli olan, insanın böyle bir toplumda mezar taşı gibi suskunluk simgesi olmamasıdır.”

“ANCAK LAİK TOPLUMLARDA DEMOKRASİ YÜRÜYEBİLİR”

Yaşadığımız günde ülkenin genel görünüşü hüzün, kaygı, mutsuzluk vericidir. Uzun sürmüş ve şimdilerde “Cumhur İttifakı”na dönüşmüş Siyasal İslam görüşündeki iktidarlar döneminde Laik Cumhuriyet ağır yara almıştır. Devlet içindeki “paralel” yapılanması, ordu ve Kemalist aydınlar üzerine kurgulayıp uyguladığı “kumpas”ları siyasal iktidarca göz ardı edilen bir “cemaat”, sonunda, darbe girişimine kalkışan bir terör örgütüne dönüşmüştür. Bu kalkışma önlenmiş, sonrasında FETÖ’ne karşı yurt genelinde mücadele başlatılmıştır. Ama halen örgütün siyasal ayağı ortaya çıkarılamamıştır. Bunun yanı sıra bölücü terör örgütüyle sürdürülen mücadele içte ve dışta yoğunluk kazanmış, sınır güvenliğimizi zorlamaktadır.

12 Eylül 2010 Halkoylaması ve 16 Nisan 2017 Halkoylamasıyla hazırlanan ortamda yapılan 24 Haziran 2018 seçimleri sonucunda rejim değişikliğine gidilmiştir. Parlamenter Demokratik rejimden, adına ”Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen tek adam rejimine geçilmiştir. Ama bu güne kadar olan uygulamada, sistemin anayasa ve hukuk açısından zorlandığı, geriye gidişi simgelediği ve bu yüzden yeniden Parlamenter Demokratik rejime dönüş tartışmalarını başlattığı görülmektedir.

Cumhuriyetin kuruluşundan beri iki tane düşmanı vardır. Bir cemaatler, iki toprak ağaları. Bu ağalar Atatürk zamanında batıya sürülmüş, ama ölümünden sonra hepsi geri dönmüş, ağalık düzeni yeniden kurulmuş PKK sorunu da böyle çıkmıştır

Türk Milleti, “büyük zafer ve özverilerle kurulmuş” Cumhuriyetimiz üzerindeki tehlikenin farkındadır. Kemalist Devrim temelinde, vatan ve milletin bölünmez bütünlüğü ve çağdaş bir toplum ülküsünde, demokrasi için mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.

Uğur Mumcu: “Unutma Bizi Ey Halkım!” diye seslenmişti. Türk halkı onu ve diğer demokrasi şehitlerimizi unutmadı. Şimdi binlerce Uğur Mumcu yurdun her yerinde demokrasi için mücadele ediyor. Demokrasi şehitlerimiz unutulmayacak, unutturulmayacaktır. Saygıyla anıyoruz.

Anahtar Kelime:

Yorum Kapalıdır.