Turşuyla geçen hayat

  • Haberin Tarihi: 5 Şubat 2017
  • Bu haber 1523 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Turşuyla geçen hayat

Hem turşusunu kuruyor hem pazarlamasını yapıyor

Orhangazi’ye bağlı Gedelek Mahallesi’nde yaşayan 66 yaşındaki Hamdi Güleç, 55 yıldır içinde bulunduğu sektörün aranan isimlerinden birisi. Dönemin imkansızlıkları nedeniyle ortaokulu tamamlamadan eğitimine ara vermek zorunda kalmasa da,yıllarca uluslararası bir firmanın gıda alanındaki danışmanlığını yapan ve büyüme sürecini yürüten Güleç, kendisine ait bin metrekarelik imalathanesinde özenle ürettiği turşularının pazarlamasını da kendisi yapıyor.

Gedelekli Hamdi Güleç ile turşuyla iç içe geçen hayatını, sektöründeki araştırmacı yapısını ve lezzetli turşularını nasıl hazırladığını konuştuk. Sade kişiliği, işine olan bağlılığı ile dikkat çeken Güleç, her sektör için başarıdaki şifrenin ‘işini sevmek’ olduğunu söyledi.

Hamdi Güleç, 1950 yılında Orhangazi’ye bağlı Gedelek Mahallesi’nde dünyaya geldi. İlkokulu Gedelek’te tamamladı. Ortaokula Orhangazi’de başladı. Her gün evinden okula uzanan 7 km’lik yolu yürümek zorunda kalan Güleç, okuluna vaktinde yetişebilmek için sabah namazında yola koyuldu. İki yıl sonra imkanlar el vermeyince okulu bırakmak zorunda kaldı.

TURŞUYLA İMALATIYLA 12 YAŞINDA TANIŞTI

Hamdi Güleç’in iş yaşamını ise 12 yaşında başladı. Gedelek’in ilk turşucularından birisi olan amcası Nail Güleç’e ait turşuhanede imalata yardım ediyordu. 16 yaşına geldiğinde amcasının oğlu Davut Güleç ile birlikte turşunun pazarlanmasında çalıştı. Amcasının ürettiği turşuları alıp Kocaeli, İstanbul, Karamürsel bölgesinde bakkallara servis etti.

YERLİ PAZARDAN ULUSLARARASI PAZARA

Edindiği tecrübelerden sonra 1970 yılında kendi işini yapmaya karar verdi. Yine Gedelek’te ürettiği turşuları İstanbul pazarlarında perakende satan Hamdi Güleç, ilk profesyonellik kapısını da bu pazar tezgahında araladı. Uluslararası gıda pazarlaması yapan Korhan Pazarlama firmasının yöneticileri Hamdi Güleç’in tezgahından aldıkları turşuları çok beğenince birlikte turşu ticareti yapmayı önerdiler. O günün şartlarıyla talep edilen turşuyu üretebilecek ekonomik güce sahip olmayan Güleç, hem kendi işini sürdürdü hem de firmaya turşu, zeytin, konserve gibi ürünlerin üretiminde danışmanlık yaptı. Burada bilgilerini geliştiren Güleç, uluslararası pazar ve fuarlarda ihracat alanında yeni deneyimlere sahip oldu. Çalıştığı firmada başta turşu olmak üzere gıda ürünlerinin organik üretimi ve tesisleşmesi alanında çalışmalar yürüten Güleç, 2004 yılında sadece kendi işiyle ilgilenmeye karar verdi.

KENDİ ÜRETİP KENDİ PAZARLIYOR

Gedelek Mahallesi’nde bin metrekarelik tesisinde üretim yapan Hamdi Güleç, 40’ı aşkın sebze ve meyvenin turşusunu kuruyor. Celal Güleç markasıyla yılda yaklaşık 100 ton turşu üretimi yapan Hamdi Güleç, kendi ürettiği turşusunun pazarlamasını da kendisi yapıyor. Güleç, özellikle İstanbul ve Çanakkale bölgesinde Gedelek’in leziz turşusunu pazarlayarak markalaşmasına da önemli katkılar sunuyor.

‘EN BÜYÜK TEHDİT KALİTE’

Turşunun Orhangazi için çok önemli bir marka yolu olduğuna dikkat çeken Hamdi Güleç, ‘Ticarette başarının göstergesi büyüme olarak biliniyor. Turşu sektöründe de başarılı firmalar zaman içerisinde büyüyor ve pazardaki payını arttırıyor. Bu büyüme aynı zamanda önemli bir tehdidi beraberinde getiriyor. Büyük satışlar ancak büyük üretimlerle mümkün olduğu için turşu büyük kaplara girmeye başlıyor. Bu durum turşunun kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Kalite düşünce ticaret hacmi de düşüyor ve küçülme başlıyor. Turşu sektöründe batanların yüzde 80’i kalitesindeki düşüş sebebiyle işini kaybediyor.’ dedi.

‘GEDELEK TENEKEDEN MEŞHUR OLDU’

Güleç, Gedelek turşusunun meşhur olmasındaki önemli etkenlerden birisinin de teneke kutudan kaynaklandığını

1 2 3 10

1 2 3 10

söyledi. Geçmişte turşunun tenekede satıldığını belirten Güleç, ‘Turşuda korkan usta tuza sarılır. Tuzu az atarsa turşunun bozulmasından korkar. Geçmişte durum böyle değildi. Tenekede satılan turşu az üretilir ve çabuk tüketilirdi. Dolayısıyla her zaman doğal ve lezzetli olurdu.’ diye konuştu.

‘PARAYA YETİŞMEK MÜMKÜN DEĞİL’

Hamdi Güleç ile hayat felsefesini konuşurken, merhum amcası Nail Güleç’in unutamadığı nasihatiyle başladı söze. Güleç, ‘Turşuculuktaki ilk göz ağrım olan ve kendi çocuklarından beni hiç ayırmayan amcam nasihat verirken; ‘Paranın peşinde koşmayın yetişemezsiniz. İşini yap para seni bulur’ derdi. Bende bunu kendime hayat felsefesi edindim. Yıllarca hep işimi en iyi yapabilmek için çalıştım ve araştırdım. Bugün turşu sektöründe sipariş yetiştiremez hale geldim’ diye konuştu.

 

TURŞU ÜRETİMİNİN PÜF NOKTALARI

Hamdi Güleç turşu üretiminin püf noktalarını ise şöyle sıraladı;

-Üretim tesisinde hijyene çok önem verilmeli

-Turşu saklanan kapların çok temiz olması gerekiyor

-Turşu güneşte bırakılmaz. Fermantasyon süreci karanlık yerde tamamlanmalıdır

-Turşu fermente olurken hava almamalıdır.

-Mümkün olduğu kadar küçük kapta üretilmelidir. 

 

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın