TURİZM DEĞERLERİMİZ

  • Haberin Tarihi: 25 Aralık 2017
  • Bu haber 1446 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
TURİZM DEĞERLERİMİZ

Turizm alanında çalışmalar yapan Tansu Erçevik, projelerini Tuna Gazete için kaleme aldı. Tarım ve sanayiden sonra yüzünü turizme dönen ve doğal özelliklerini koruyarak turizm adına planlamalar yapan Orhangazi, İznik, Gemlik ile birlikte bölgeyi de kapsayan çalışmalar yürüten Erçevik, tüm bölgenin turizm değerlerini öne çıkarttı.

 

 

Gazetemiz Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Musa Öztürk, profesyonel rehber Tansu Erçevik ile birlikte bölge turizmi hakkında konuştu. Türkiye’nin neredeyse tamamını gezen, ülkenin tüm turizm değerleri hakkında bilgi sahibi olan Erçevik, özellikle Orhangazi, İznik ve Gemlik bölgesini yakından ilgilendiren projelerini Tuna Gazete ile paylaştı. Yakın zamanda turizm alanındaki bilgilerini Tuna Gazete okurlarıyla kendi sayfasında paylaşmaya hazırlanan Erçevik’in projelerinin yer aldığı röportajı keyifle okuyacağınızı ümit ediyoruz. Röportajdaki projelerin, geleceğini turizm üzerine planlayan bölge için yapılacak çalışmalara ışık tutacağı düşüncesiyle okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte o röportaj…

TANSU BEY KISACA KENDİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ?

1981 Bursa doğumlu olup aslen Artvinliyim. İngilizce dilinden lisanslı turist rehberiyim ve şu an uluslararası bir şirkette satış yetkilisi olarak çalışmaktayım. Lisans ve yüksek lisans eğitimlerimi turist rehberliği, halkla ilişkiler ve işletme üzerine yaptım. Bir dönem Uludağ Üniversitesi İznik Meslek Yüksek Okulu Turizm Rehberliği Bölümünde öğretim elemanlığı görevinde bulundum. Bununla birlikte üç yıl kadar Bursa’nın Gemlik ve İznik ilçelerinde  turizm seyahat acentesi işletmeciliği yaptım.

BÖLGEMİZ VE BURSA TURİZMİ ÜZERİNE BİRÇOK ÇALIŞMA YAPTIĞINIZI BİLİYORUZ. BUNLARI BİZLERLE PAYLAŞMAK İSTER MİSİNİZ?

Bölgemiz için faydalı olacaksa neden olmasın. Tabi ki isterim. Bilgilerin ve fikirlerin paylaştıkça değer kazandığına inanan bir insanım. Aslında projelerimin temelini üniversite yıllarımda İznik ve İznik Gölü Havzası için düşündüğüm fikirler oluşturmaktadır. Daha sonra lisans bitirme tezimi Bursa Turizmi üzerine vermem, yüksek lisans tezimde Bursa’daki seyahat acentalarının problemlerini incelemem ve on yedi yıldır bir fiil ülkemizin her bölgesinde rehberlik yapmam fikirlerimin daha da gelişmesine sebep oldu. Gel gelelim hayatı ve ülkemizin şartlarını tanıdıkça ülkemizde işlerin ehli kişilerden ziyade siyasi nüfusu,çevresi ve parası olan insanlara verildiğini gördüm. Maalesef ülkemizde hemen hemen her iş olduğu gibi turizm de siyasi nüfusa, çevreye ve paraya sahip, çoğu eğitimsiz ve bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çalışan insanların elinde. Oysa, Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim Nisa Suresi 58.  Ayette tüm işlerin ehline verilmesi gerektiğini buyuruyor. Umarım bir gün bu memlekette her isteyen her işi yapamaz. Her iş ehillerine verilir.

PROJELERİNİZİN TEMELİNİ İZNİK VE İZNİK GÖLÜ HAVZASI’NIN OLUŞTURDUĞUNU SÖYLEDİNİZ. PEKİ, İZNİK İLE DAHA ÖNCE BİR BAĞINIZ VAR MIYDI?

İznik ile bağımız halamın İznik’in Elbeyli Mahallesi’nde 1970’li yıllarda öğretmenlik yapması ile başlamış. Babamın, ablasının yanına geldiği zamanlarda köyde kurduğu arkadaşlıklar ve memur olduktan sonra Gemlik’e tayin oluşu,Gemlik’e yerleştikten sonra  Elbeyli’deki dostluklarını sürdürmesi İznik’i tanımama vesile oldu. Daha lise çağlarında İznik’in tarihi yapısı beni çok etkilemişti. Üniversite okurken de sürekli  İznik’in yeteri kadar tanıtılamadığını düşünürdüm. Üniversiteden mezun olup profesyonel rehber olduktan sonra da İznik ve bölge turizmi için daha çok kafa yormaya başladım.

BÖLGEMİZİN GERÇEKTEN BİR TURİZM POTANSİYELİ OLDUĞUNA İNANIYOR MUSUNUZ?

Kesinlikle inanıyorum ancak bu potansiyeli sadece Gemlik,Orhangazi,İznik ve Yalova ile tek tek sağlayamayız. Bu bölgenin bir paket olarak pazarlanabileceğine inanmaktayım. Demem o ki tek başına Gemlik, Orhangazi, İznik veya Yalova bir şey ifade etmez. Kimse hayal görmesin. Pazarlamanın odağına İznik’i alıp çevre ilçeler ve Yalova ile  beraber sunabilirsek talep yaratabiliriz.Eğer bana tek başına Gemlik, Orhangazi veya Yalova bir potansiyele sahip mi derseniz, hayal görüyorsunuz derim. Tüm bölgeyi yekpare olarak ele almalıyız. Gemlik’i yapılacak bir kruvaziyer limanı ile lojistik merkezi olarak, Orhangazi’yi bölgenin su sporları ve doğa sporları merkezi olarak İznik’i inanç ve kültür turizmi başkenti olarak,Yalova’yı ise kaplıca turizminin merkezi olarak değerlendirmeliyiz. Evet, İznik bu saydığımız yerlerden çok çok şanslı ancak bu beraberliği sağlayamazsak bugün olduğu gibi İznik gelen misafirleri saat 15:00 bilemediniz 16:00’ya kadar yani günübirlik misafir etmekten öteye geçemez. İznik’in neden bölge için çok önemli bir yer ve bölge turizminin odak noktası olduğunu daha önce birçok yerde  belirtmiştim. Bu nedenle sizleri uzun uzun anlatıp sıkmak istemem ancak şunu herkes bilmelidir ki bu bölgenin kaderi İznik ve İznik Gölü Havzası’ndan geçer.Gelelim projelerime. Projelerimi kısaca aşağıdaki şekilde özetleyebilirim.

TÜRKİYE’DE BİR İLK OLACAK İZNİK ve ULUABAT GÖLLERİ AMPHİBUS PROJESİ; Amphia Bus, Avrupa’da birçok ülkede turizmde kullanılmakta olup hem karada hem suda gidebilen bir otobüs türüdür. İznik ve Uluabat Gölleri’nde işletilecek bir Amphia Bus’ın bu destinasyonlardaki turist sayısını ciddi anlamda etkileyeceğini inanıyorum.Özellikle İznik gibi dört medeniyete başkentlik yapmış ve  büyük bir açık hava müzesi görünümdeki kenti gezip, araçtan inmeden İznik Gölü’nde gezmek insanlara çok cazip gelecektir ve bu Türkiye’de bir ilk olacaktır.Ayrıca,Bursa gibi Osmanlı’ya başkentlik yapmış bir kenti gezdikten sonra Uluabat Gölü’nde aynı araç ile  tur yapmak yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çok çekecek tüm tur operatörlerinin bölgeye talebini artıracaktır.Bu otobüsler yurtdışından ithal edilebileceği gibi Bursa’mızdaki Karsan ve Güleryüz Cobra gibi otobüs fabrikaları ile Orhangazi’deki Sirena Marine fabrikasının ortak çalışmasıyla da  üretilebilir.

GEMLİK KRUVAZİYER LİMANI PROJESİ; Gemlik’in Hristyanlığın üçüncü kutsal kenti, Anadolu’nun ilk Türk başkenti, dört medeniyete başkentlik etmiş Anadolu’daki tek yerleşim olan İznik İlçesi’ne 70 km mesafede oluşu,Osmanlı’nın İlk Başkenti Bursa’ya 35 km mesafede oluşu,ülkemizin en büyük kış turizmi merkezi Uludağ’a 80 km mesafede oluşu, Cumalıkızık, Gölyazı, Eskikaraağaç, Misi, Saidabat ve Trilye gibi tarihi köylere olan yakınlığı,Yalova gibi kaplıcaları ile ünlü bir kente sadece 35 Km mesafede oluşu Gemlik’i kruvaziyer turizmi açısından değerli kılacaktır.Bu projenin merkezi Gemlik olup en büyük faydayı ise İznik ve Orhangazi ilçeleri sağlayacaktır. Yukarıda saydığım nedenlerden dolayı 9 Mart 2016 tarihinde Uludağ Üniversitesi Gemlik Asım Kocabıyık Yerleşkesi Kültür Merkezi’nde Saat 13:30’da Dünya’nın en büyük üç kruvaziyer firmasının Türkiye genel müdürleri ve operasyon müdürlerinin,Gemlik Liman Başkanı Asım Sulu Bey’in,Gemlik Denizcilik Topluluğu Başkanı Öğretim Görevlisi Murat Tacar Bey’in ve şahsımın konuşmacı olarak katıldığı bir panel düzenledik. Panel Gemlik Halkı tarafından büyük ilgi gördü ancak yetkili kişilerin konuya yeterince eğilmemesi nedeniyle proje askıda kaldı.

GEMLİK, ORHANGAZİ, İZNİK ZEYTİN ve ZEYTİN YAĞI MÜZELERİ PROJESİ; Bundan onbeş, yirmi yıl önceye kadar zeytinin başkenti olarak bilinen Gemlik, Orhangazi ve İznik ilçeleri farklı nedenler ile ünvanını  Manisa’nın Akhisar ile Balıkesir’in Edremit ve Ayvalık ilçelerine kaptırmış durumdadır. Bölgenin zeytininin marka imajını güçlendirmek adına çevre köylerden toplanacak eski ve yeni zeytin toplama, sıkma, budama gibi zeytin üretimi ve diğer safhalarında kullanılan materyaller ile çok kısa sürede bir zeytin ve zeytinyağı müzesi kurulabilir. Bu müze kurulurken Çanakkale’nin Ayvacık İlçesi’nin Küçükkuyu Beldesi’ndeki müze örnek alınabilir.

GÖLYAZI,GEMLİK,ORHANGAZİ, İZNİK  BALIKÇILIK MÜZELERİ; Nilüfer İlçesi’nin Gölyazı Mahallesi, Gemlik, Orhangazi ve İznik İlçeleri’nin zeytin ve sanayiden sonra en büyük gelirlerinden biri balıkçılıktır. Gemlik’te deniz balıkçılığı Gölyazı, Orhangazi ve İznik’te ise tatlı su balıkçılığı yapılmaktadır. Özellikle henüz bir müzesi dahi bulunmayan Gemlik ve Orhangazi İlçeleri için bir balıkçılık müzesi kaçınılmazdır. Balıkçılıkla uğraşan ailelerden müze için gerekli görseller kolaylıkla sağlanabilir. Diğer taraftan bu müzenin İznik veya Gölyazı’da açılması İznik’e ve Uluabat’a gelen yerli, yabancı turistler için  alternatif bir ziyaret merkezi olabilir.

GEMLİK TERSANE ve DENİZCİLİK MÜZESİ PROJESİ; Antik çağdan bu yana denizcilik ile iç içe olan Gemlik, ismini bilindiği gibi gemi yapılan yer anlamına gelen Gemilik’ten almıştır. Tarihi geçmişi nedeniyle Gemlik’te kurulacak bir tersane ve denizcilik müzesi bölgenin turizmine ciddi katkılar sağlayacaktır.Bu müze projesi gerçekleştirirken de İstanbul Deniz Müzesi başta olmak üzere ülkemizin farklı yörelerindeki deniz müzeleri örnek alınabilir.

GEMLİK  AVUKAT MEHMET CENGİZ GÖRAL HUKUK ve GAZETECİLİK MÜZESİ PROJESİ; Avukat Mehmet Cengiz Göral 1946 Gemlik Adliye Köyü Doğumlu olup 3 Temmuz 1979 günü hain bir saldırı sonucu öldürülmüş olan hukukçu, şair ve gazetecidir. 11 Aralık 1977’de yapılan yerel seçimlerde CHP’nin Bursa Belediyesini kazanmasına önemli katkıları olmuştur. Bursa’da 1975 yılında başlayan ve giderek tırmanan terör olayları sürecinde  öldürülen bir gencin babası adına müdahil vekili olarak girdiği bir davadan çekilmesi için tehdit edildi. Sol görüşlü ve demokrat kimliğiyle her türlü tehdide karşın hukuk savaşını sürdürdü ve bu nedenle eylemli sağ kesimin hedefi haline geldi. Ölümle tehdit edildi. Bursa Borusu, 11 Mayıs 1979 gün ve 321 sayılı yazıyla can güvenliğinin sağlanmasını istedi. Ne var ki, bu yazı öldürülmesini engelleyemedi. 3 Temmuz 1979 günü hain bir saldırı sonucu hayatını kaybetti. Rahmetli avukatımız adına Gemlik Merkezde bir hukuk ve gazetecilik müzesi kurulabilir. Müze hayata geçirirken de Gemlik’te bulunan Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden destek sağlanabileceği gibi müze bizzat hukuk fakültesi içinde de yer alabilir.Böylece müze yaşayan bir müze statüsü kazanmış olmakla birlikte bu özelliğiyle bir ilki yaşatmış olur. Eğer üniversite binası müze için uygun bulunmaz ise müze rahmetli Avukat Mehmet Cengiz Göral’ın köyü olan Adliye Köyü’ndeki atıl ilkokul binasında da kurulabilir.

GEMLİK,ORHANGAZİ ve İZNİK GÖÇ TARİHİ MÜZESİ PROJESİ; Gemlik, Orhangazi ve İznik ilçe merkez ve köylerinde özellikle Girit, Rumeli ve Batum’dan farklı tarihlerde göç etmek zorunda bırakılan hatırı sayılır bir nüfus bulunmaktadır. Bu vatandaşlarımızın elinde bulunan göç ile ilgili fotograf ve materyallar toplanarak bölgemize bir göç tarihi müzesi kazandırılabilir. Bu müze kurulurken Gemlik,Orhangazi ve İznik İlçeleri’nde bu nüfusa mensup bireyler tarafından kurulmuş olan derneklerden yardım alınabilir.

HAMDİ KARAHASAN GEMİSİ’NİN KÜTÜPHANE,MÜZE, ÇOK AMAÇLI SALON ve  YAPILACAK PROTOKOL ile ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ LİMAN İŞLETMECİLİĞİ BÖLÜMÜ ÖGRENCİLERİ İÇİN STAJ YERİNE DÖNÜŞTÜRME PROJESİ (TÜRKİYE’NİN İLK YÜZER MÜZESİ); Osman Karahamdi Gemisi zaman zaman Gemlik İskelesi’ne zaman zaman Güzelyalı İskelesi’ne bağlı bulunan ve sadece Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında Gemlik Körfez ve Adalar turlarında kullanılan atıl bir gemidir. Gemi 1980 yılında Haliç Tersanesinde yapılmış ve ismini ülkemizin gemi inşa sektörüne adını altın harflerle yazdırmış Hamdi Karahasan’dan almıştır. Gemi, Burulaş (Bursa Ulaşım Toplu Taşım İşletmeciliği Turizm A.Ş)  tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden açık teklif usulü yapılan ihale ile 250.000 TL + KDV bedel ile satın alınmıştır. Bu gemi 8 ay Gemlik veya Güzelyalı İskeleri’nde atıl durumda beklemektedir. Bu geminin bir bölümü kütüphaneye, alt katı Gemlik Denizcilik Müzesi’ne veya  bir başka spesifik müzeye, üst kat ise çok amaçlı salona (nikah,düğün,yemek) çevrilebilir. Ayrıca Uludağ Üniversitesi ile imzalanacak protokol ile şimdi liman işletmeciliği bölümü öğrencileri için daha sonra  Gemlik’te kurulması düşünülen Denizcilik Fakültesi fikri gerçekleşirse  geleceğin kaptan ve makinacıları için staj yeri olarak bir irfan yuvasına dönüştürülebilir. Ayrıca, ülkemiz  böylece İlk Yüzer yada Yaşayan Denizcilik Müzesi’ne kavuşmuş olur. Bu değişimin en büyük katkısı da çocukların okuma alışkanlığı kazanmasına olur. Her çocuk en az bir kere böyle bir kütüphaneye gelmek ister. Bu uygulamaların ülkemizdeki en güzel örneğini Çankırı’da görebiliriz. Çankırı Belediyesi uçuş saatini doldurmuş bir uçak, ömrünü tamamlamış bir gemi ve lokomotif alarak kütüphaneye dönüştürmüştür.Gemlik’te neden olmasın.

İNŞASI DEVAM EDEN BÜYÜK KUMLA BARAJI ÇEVRESİNİN TURİZME AÇILMA PROJESİ; Büyük Kumla Barajı sayesinde Gemlik ve çevresinin 2045 yılına kadar su ihtiyacı karşılanmış olacaktır.Baraj,Gemlik için gerçekten güzel bir kazanç ancak Gemlik isterse bu kazancı ikiye hatta üçe katlayabilir diye düşünüyorum.Nasıl mı?Bölgede bulunan Sudüşen Şelalesi yaz aylarında günde ortalama bin turist çekebilmektedir. Bu turistlerin büyük kısmı arap emirliklerinden gelmektedir.Peki, arap turist neyi sever? Tabiki; Suyu ve yeşili.Baraj çevresinin turizm merkezine çevrilmesi ile arap turistler Sudüşen Şelalesini gördükten sonra yemeklerini baraj gölü çevresindeki restaurantlarda alabilir ve yemekten sonra otellerine dönmeyip baraj gölü üzerinde balık tutabilirler.Bunun haricinde yürüyüş yollarında yürüyüş yapabilir,bisiklet, atv veya jeep kiralayabilir ve akşam olunca da buradaki bungolowlarda konaklayabilirler.Gelelim yerli turist tarafına.Hafta sonları bölge insanı ailelerini alıp baraj gölü çevresindeki bu restaurantlara  veya baraj gölü çevresine yerleştirirmiş modern piknik alanlarına gelebilir ve piknik yapabilirler. Böylece başta Gemlik ve tüm bölge  nefes alacak bir yer kazanmış olur.Bu konuya örnek olarak  Manavgat Barajı,Birecik Barajı (Halfeti),Şile Darlık Barajı (Saklıgöl),Adana ve Artvin Borçka Barajları’nın çevresi gösterilebilir.

GEMLİK, ORHANGAZİ ve İZNİK’E DEVASA AQUAPARKLAR KAZANDIRMA PROJESİ; Ülkemizde birçok noktada belediyeler tarafından inşa edilmiş aquaparklar bulunmaktadır. İlk olarak aklıma çok çok küçük bir ilçe olduğu halde Antalya’nın Finike İlçesi’ndeki Aquapark gelmektedir. Antalya’da yaşadığım yıllarda sık sık bu tesise gider ve çok uygun  bir ücret karşılığında tesisi kullanırdım. Bu tesislerden Gemlik, Orhangazi veya İznik’te neden olmasın? Düşündüğüm aquapark tesisleri Ege ve Akdeniz otellerinde olan basit su kaydırakları değildir. Kuşadası’ndaki Adaland, Belek’teki Troy, Kemer Kiriş’deki Planet Aquapark yada Alanya’daki Water Planet gibi büyük  tesislerden bahsediyorum. Bu tesisler için karada yeterli yer yok derseniz deniz, denizdeyer yok derseniz de İznik Gölü üzerine de pekala inşa edilebilir.

GEMLİK HAYDARİYE, ADLİYE ve ŞAHİNTEPESİ KÖYLERİ KIRSAL TURİZM PROJESİ; Gemlik’in Haydariye Köyü sınırları içerisinde bulundurduğu Sudüşen Şelalesi ile yazın günde ortalama bin ortadoğulu turist ağırlamaktadır. Yapılacak Bungolow tarzı tesisler ile bu turistlerin Haydariye Köyü’nde konaklaması kolaylıkla sağlanabilir. Ayrıca halihazırda inşası devam eden Büyük Kumla Barajı bitirilince bu turistlere şelale haricinde alternatif olarak göl çevresinde trekking, balık tutma, jeep, bisiklet turu gibi  imkanlar da sağlanabilir. Adliye Köyü ise organik tarım yapılabilecek, Gemlik’e yakın ve her türlü imkanın bulunduğu bir köydür. Buraya yapılacak küçük bungolowlar ve bungolowlara bitişik planlanan tarım arazileri ile yerli yabancı turistlere organik tarım yaptırılabilir. Böylece turistlere bir meyve veya sebzeyi dikme ve yetiştirme zevki taddırılabilir. Şahintepesi Köyü ise muhteşem manzarası ile özellikle yaz aylarında çadır turizmine açılabilir.

GEMLİK KÖRFEZİ ve İZNİK GÖLÜ’NÜN GEMİ,DENİZALTI veya UÇAK BATIRMAK SURETİYLE  DALIŞ TURİZMİNE AÇMA PROJESİ; Gemlik Körfezi veya İznik Gölü için  Türk Silahlı Kuvvetleri’nden  veya sivilden emekliye ayrılmış bir gemi veya denizaltı enkazı satın alınıp, körfezde veya İznik Gölü’nde batırılmak suretiyle dalış turizmine açılabilir. Bu, gemi veya denizaltı olabileceği gibi Kaş Uluburun’daki gibibir uçak da olabilir.

İZNİK MÜŞKÜLE KÖYÜ NAZIM HİKMET RESİM ve ŞİİRLERİ MÜZESİ PROJESİ; Bilindiği üzere Nazım Hikmet’in Türk vatandaşlığına dönmesine imkan veren Bakanlar Kurulu kararının imzaya açılmasının ardından, mezarının da Türkiye’ye getirilmesi gündeme geldi. Nazım Hikmet’in 1953 yılında yazdığı ‘Vasiyet’ adlı şiirinde dile getirdiği ‘‘Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni ve de uyarına gelirse, tepemde bir de çınar olursa taş maş da istemez hani’’ dizelerini, öldüğü gün bir çınar dikerek gerçekleştiren İznik Müşküle Köyü sakinleri Nazım Hikmet’in mezarının köylerine taşınması için girişimlere başlamıştı.

Nazım Hikmet ile Müşküle Köyü arasındaki ilişki bu köyde yaşayan ve kız meselesi nedeniyle bir kişiyi öldürdükten sonra Bursa Cezaevi’ne gönderilen ve burada kaldığı 3 yıl süresince şairle koğuş arkadaşı olan İsmail Başaran ile başlamıştır. 16 yıl önce vefat eden Başaran’ın yakın dostu olan 77 yaşındaki Kemal Tosun, Nazım Hikmet ile aynı koğuşu paylaşan İsmail Başaran ve arkadaşları Fevzi Kavruk ile Rıfat Talan,  Nazım Hikmet’in 3 Haziran 1963’te Moskova’da öldüğü haberini alır almaz köye bir çınar dikme kararı alırlar ve çınar ağacını Rıfat Talan’ın zeytin bahçesine dikerler ancak bu çınar ağacından 12 Eylül döneminde devlet yetkilileri haberdar olur  ve jandarmayı göndererek, çınarı kestirirler. Beş yıl geçtikten sonra bu kez yine Nazım dostları köyde başka bir yere çınar dikerek, adını ‘Nazım Çınarı’ koyarlar. Uzun yıllar çınarın yeri gizlenir ancak yeri öğrenildikten sonra bu çınar ağacı da kesilir.Kısacası,

Nazım Hikmet’in hayatında Müşküle Köyü ve İznik Gölü’nün ayrı bir önemi vardır.Nazım Hikmet, Şeyh Bedreddin Destanı’nda da İznik Gölü ve İznik’e bir yer ayırmıştır. Bu nedenledir ki İznik Müşküle Köyü’ne duvarlarında Nazım Hikmet’in Bursa Cezaevi’nde yaptığı tablolar ve şiirlerinin asılı olduğu bir resim ve şiir müzesi yakışır diye düşünmekteyim. Bu müze oluştururken de Sinop Cezaevin’deki Sabahattin Ali Koğuşu örnek alınabilir.

MİNİA İZNİK PROJESİ; İznik’e gelen yerli ve yabancı grupların İznik’i daha rasyonel şekilde gezebilmeleri ve meslektaşım olan lisanslı rehberlerin misafirlerine İznik’te bulunan eserleri daha iyi anlatabilmeleri  için İstanbul veya Antalya’daki minyatür şehir projelerine benzer bir projenin İznik’te uygun bir araziye yapılmasının ilçe turizmini canlandırabileceğine inanmaktayım.

İZNİK EV ŞARABI ATÖLYESİ KURULUMU PROJESİ; İsmini anavatanı İznik’in Müşküle Köyü’nden alan, yeryüzünün en kaliteli üzümlerinin başında gelen,bir zamanların ihracat şampiyonu Müşküle Üzümü’nün namını yaşatmak adına İzmir’in Şelçuk İlçesi’nin Şirince Köyü’ndeki örneklerine benzer ev şarabı atölyeleri kurulmak suretiyle İznik Turizmi canlandırılabilir. Buraya gelen misafirler şarabın yapım aşamalarını Nevşehir Ürgüp’teki şarap atölyelerindeki gibi bizzat görerek ve yaşarak öğrenebilir,tadabilir ve hatta satın alabilirler.Ayrıca bu atölyelerin çevresine belediye tarafından  kurulacak tek tip tezgahlarda halk ürettiği şarabı ve yetiştirdiği organik meyve ve sebzeleri satabilecek belediyede bu tezgahları kiralamak suretiyle gelir elde edecektir.

İZNİK KİVİ SUYU ÜRETİM ve SATIM ATÖLYELERİ PROJESİ; İznik ilçesi ülkemizdeki ender mikro klima alanlarından biri  olup  Kivi, Brüksel Lahanası gibi farklı ürünlerin yetişmesine imkan sağlamaktadır ancak İznik İlçesi’nin bu özelliği birçok insan tarafından hala bilinmemektedir. İznik İlçesi’nde son yıllarda İznik’in marka değerlerinden biri olan Müşküle Tipi Üzüm Bağları sökülüp yerlerine daha çok getirisi olduğu için kivi dikimi yapılmaktadır. Bölgedeki kivi üretimini artırmak ve bu üretimi turizm yönünden değerli kılmak adına İznik merkez ve köylerinde birkaç noktaya Kivi Suyu Üretim ve Satım Atölyeleri kurulabilir.

İZNİK BAYRAKLI DEDE TEPESİTELEFERİK PROJESİ; İznik İlçesi sınırları içerisinde bulunan ve halk tarafından  Bayraklı Dede Tepesi olarak bilinen Abdülvahab Sancaktari Tepesi özellikle biz turist rehberlerinin İznik’e gelen yerli ve yabancı misafirlere İznik’te bulunan tüm tarihi eserleri gösterebildiği ve  eserleri genel olarak anlatabildiği bir noktada bulunmaktadır. Bilindiği gibi Bayraklı Dede Tepesi’nde Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ay yıldız şeklinde bir proje yürütülmekte olup bu projeye bir de teleferik projesi eklenebilirse projenin İznik’i daha cazip hale getirebileceğine inanmaktayım. Çünkü,yapılacak teleferik turistlerin bu tepeye daha kolay ulaşmasını sağlayacak ve misafirlerin muazzam bir manzaraya tanık olmalarına vesile olacaktır.

ORHANGAZİ İSKELESİ’NDEKİ AKŞEMSETTİN GEMİSİ’NİN RESTAUARANT ve ÇOK AMAÇLI SALONA DÖNÜŞTÜRÜLME PROJESİ; Akşemsettin Gemisi Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından alınıp Burulaş A.Ş altındaki Bursa Deniz Otobüsleri İşletmesi tarafından işletilmek üzere İznik Gölü’ne getirirdi. Getirilme amacı Orhangazi ile İznik arasında yolcu taşımacılığı ve turistik göl turları yapmaktı. Lakin, bu gemi maalesef atıl durumda Orhangazi İskelesi’nde çürümekte. Bu geminin büyük bir kısmının kapalı olması nedeniyle turistik turlar için uygun olmadığını daha göle indirilmeden önce sanal alem ve yazdığım köşe yazıları üzerinden vurgulamıştım. Bu deniz otobüsünün turistik bir restauranta veya çok amaçlı bir salonuna dönüştürülerek İznik ve Orhangazi halkının ortak kullanımına açılması gerektiğini düşünmekteyim.

ORHANGAZİ YENİKÖY ÇAMLIK ALANI’NA  DÜNYA STANDARTLARINDA BİR  KARAVAN ve ÇADIR KAMP ALANI  KAZANDIRILMASI PROJESİ; Orhangazi Yeniköy Çamlık Alanı ülekmizin en temiz göllerinden birinin kıyısında çam ağaçları ile kaplı bir konumda, su, lavabo, şehire yakınlık gibi birçok avantaja sahip olması nedeniyle çadır turizmi ve karavan turizmi için ideal bir noktadır. Buraya dünya standartlarında yapılacak olan bir karavan ve çadır kamp alanı yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekebilir ve özellikle genç turistler için bir cazibe merkezine dönüştürülebilir.

ORHANGAZİ KERAMET KAPLICASI’NIN DOĞAYA ZARAR VERMEDEN TURİZME KAZANDIRILMASI PROJESİ; Orhangazi’ye 18 km uzaklıktaki Keramet Mahallesinin İznik Karayolu’na çok yakın bir bölümünde yer alan ılıca, doğal bir sit alanıdır. Göl ile arasında sadece 200 m. bulunmaktadır. Ülkemizde göle bu kadar yakın mesafede başka bir kaplıca yoktur.Kaplıca ve çevresi aşırı yapılanmadan korunarak yapılacak turistlik tesisler ile yaz kış yerli ve yabancı turist barındırabilecek hale getirilebilir. Bu bölgede çevreyi korumak adına yapılacak yegane yol, bungolow tipte konaklama tesisleri inşa etmektir. Böylece kaplıca ve çevresi korunduğu gibi doğallıktan da uzaklaşılmamış olunur.

ORHANGAZİ BAYRAK TEPE MEVKİİ’NE PROFESYONEL BİR YAMAÇ PARAŞÜTÜ PİSTİ, RESTAURANT, KONAKLAMA TESİSİ ve TELEFERİK KAZANDIRILMASI PROJESİ; Orhangazi Gürle Köyü sınırları içerisinde bulunan Bayrak Tepe Katırlı  Dağları üzerinde olup 1283 m. yüksekliktedir. Konum olarak tüm  Gemlik, Orhangazi Ovası ile  İznik Gölü’ne hakim bir noktadadır. Bursa sınırları içerisinde yamaç paraşütü sporunun yapıldığı ender noktalardan biri olmakla birlikte, av turizmi, trekking, jeep, atv safari, dağ bisikleti gibi birçok doğa sporu için de elverişlidir. Bayrak Tepe hemen arkasında bulunan düz arazi ile her türlü tesis yapımına uygundur. Bununla birlikte Orhangazi Ovası’ndan çok dik bir şekilde çıkıldığı ve keskin bir noktada olduğu için ülkemizin en güzel teleferik tesislerinden birinin yapımı içinde uygundur. Bayrak Tepe havanın nemli veya sisli olmadığı günlerde İstanbul Anadolu Yakası’na kadar tüm bölgeyi görebilme imkanı sunmaktadır.

BURSA KARACABEY ULUABATLI HASAN EVİ PROJESİ; Uluabatlı Hasan her ne kadar29 Mayıs 1453 tarihinde Bizans surlarına Osmanlı Sancağı’nı ilk diken asker olarak bilinse de birçok kaynak bu kişinin bir hayal ürünü olduğunu savunmaktadır. Bu bilgi doğru dahi olsa  iç turizmi canlandırmak adına Karacabey’deki Uluabat Köyü’ne çok güzel bir ev ve kültür merkezi inşa edilebilir, özellikle yaz aylarında Uluabat Gölü’nden Karacabey Longozuna tekne gezileri düzenlenebilir.

MUSTAFAKEMALPAŞA KİRMASTİ ÇAYI RAFTİNG SPORU MERKEZİ PROJESİ; Kirmasti Çayı, İçbatı Anadolu’nun kuzey kesimindeki suları toplayarak, Güney Marmara bölümünde Ulubat (Apolyont) gölüne güneyden dökülen büyük akarsuyun aşağı çığırına verilen addır. (Adını akarsuyun kenarında yer alan Mustafakemalpaşa ilçesinin eski adı olan Kirmasti’den alır.)

Bu çayın üzerinde Mustafakemalpaşa ilçesi şehir merkezi içerisinde bir baraj bulunmaktadır. Bu barajın yardımı ile nehire bırakılan su seviyesi kontrol edilebilir ve yılın belli zamanlarında çayda rafting sporu yapılabilir. Yakın zamanda Düzce Cumayeri İlçesi’ndeki Melen Çayı üzerine büyük bir baraj yapılacağını düşünürsek yakın çevremizde rafting sporunun yapılabileceği tek yer bu çay olur.

1 2 3 12

1 2 3 12
Anahtar Kelime:

Yorum Kapalıdır.