Saadet’ten Provakasyon uyarısı

  • Haberin Tarihi: 21 Kasım 2019
  • Bu haber 354 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Saadet’ten Provakasyon uyarısı

Saadet Partisi Orhangazi ilçe başkanı Yakup Yıldırım son günlerde ülke genelinde ortaya çıkan bazı provakatif olaylar üzerine bir basın açıklaması yaptı.

Yakup Yıldırım, son günlerde ülkemizde;  ilginç ve bir o kadar da üzücü olaylar cereyan ettiğini belirterek, intihar olaylarıyla başlayan, “başörtülü vatandaşlara karşı şiddetle” devam eden ve en son da gösterişin ve şatafatın akıl almaz şovuna dönüşen bir mevlid töreniyle biten bir kasım ayı yaşıyoruz.  Neresinden tutarsanız tutun; toplumsal bir infialin içindeyiz artık.  Millet olarak son yıllarda o kadar çok kamplaştırıldık ve o denli politize olduk ki artık bu durum hamasetin de ötesine geçerek bir nefrete dönüştü. Zaman zaman patlamalarına şahit olduğumuz bu durum; farklı reaksiyonlarla kendini gösteriyor. Peki bu kadar kutuplaşmak, bu kadar bölünmek, bir seçim kazanmak uğruna; göze alınmaya değer miydi? Bir tarafta işsizlik yüzünden intihar eden babalar, diğer tarafta bebeğine pırlanta yüzükler takan anneler. Bir tarafta siyanürle ölen çocuklar diğer tarafta şatafat içinde, debdebe içinde geçen bir hayat. Bu adaletsiz düzen; islâmi câmiânın kabûlüne  mâlik miydi?  Biz müslümanlar; “bir lokma, bir hırka” anlayışından, buraya nasıl evrildik? Nasıl oldu da komşularımızın durumundan bihaber yaşamayı tercih eder olduk. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” demiyor muydu Allah Resûlü. Başörtüsü tahammülsüzlüğü nasıl oldu da tekrar aniden hortlayı verdi ülkemizde? Bu kinin arka planında yatan sebepler neler? Değerli hemşehrilerim; yaşananlar hiç normal şeyler değil. Ülkemiz çok hassas dönemlerden geçiyor. Sınırlarımızda İran’a sıçrayan bir gerginlik, gün be gün tırmanıyor. Suriye’yi bu hale getirenler şimdi de İran’ı gözlerine kestirdiler. Sırada da biz varız. Biz kendi içimizde birliği sağlayamaz, kardeşliği tesis edemezsek; yarınlar kimseye huzur getirmeyecektir. Biz millet olarak “tevhidi” yani “birliği” tesise mecburuz. Düşmanla ancak bu şekilde mücadele edebiliriz. Siyasetçiletimizin kullandıkları dil ve üslûp; tabanda kitleleri olumsuz anlamda şekillendiriyor ve bu bazen onarılmaz tahribatlara yol açabiliyor. Bizler sağıyla soluyla kardeş bir milletiz. Bizler kürdüyle türküyle kardeş bir milletiz. Bizler alevîsi sünnîsiyle kardeş bir milletiz. Lütfen toplumun sinir uçlarına temas eden bu tahriklere kapılmayalım. Lütfen kardeşliğe, birlik ve beraberliğe halel getirecek söylem ve eylemlere aldanmayalım. Bu hassas dönemde her lider kendi zamanı ve zemininden sorumlu olduğu bilinciyle, yapıcı ve birleştirici bir üslûbun teminine katkı sağlamalı, huzura ve refaha destek olmalıdır.  Ateş yavaş yavaş ama emin adımlarla Türkiye topraklarına doğru yaklaşırken bizler de bunu körükleyerek çare olamayız.

Ne olur farklılıklarımızı bir kenara bırakalım ve düşmana hazır olduğumuzu; dayanışmamızla, birlik ve beraberliğimizle gösterelim ki aşağılık emellerine ulaşamayacaklarını anlasınlar. Yoksa yarın her şey için çok geç olacak dedi.

Anahtar Kelime:

Yorum Kapalıdır.