Orhangazi Şube Müdürlüğü

  • Yazının Tarihi: 15 Nisan 2015
  • Yazar: Adnan TOSYALI
  • Bu yazı 1574 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

CHPO önceki gün ilçe lokalinde düzenlediği basın buluşmasında Orhangazi’de 30 Mart 2014’ten bu yana geçen 380 günlük belediye hizmetlerini değerlendirdi.

Bu konuda Belediye Başkanı Neşet Çağlayan ve AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Kaya da daha önceki aylarda bu konuda basın toplantısı düzenlemiş; anımsadığım kadarıyla Nadır Sosyal Tesisleri’nde kahvaltıda basının çeşitli kesimlerini bir araya getirerek yeni hizmet anlayışı konusunda geniş bilgiler vermişti.

     İki toplantı arasında önemli farklar vardı.

Başkan Sevim Durmuş ve Belediye Meclisi Üyesi Çetin Çoklar “hizmetin aksayan yönleri”ne ağırlık verirken; Başkan Neşet Çağlayan ve İlçe Başkanı Mustafa Kaya da “hizmetin nasıl mükemmel yürüyeceğinden” söz ettiler.

Aradan geçen 380 gün sonra şimdi her şey daha somut görülüyor.

Kısacası hiçbir şey sanıldığı gibi “tozpembe” değil.

Basın çalışanları birinci elden sorularını sorma olanağı buldukları gibi, Yine yetkililerden yanıt alma olanağını buluyorlar.

Gazeteci arkadaşlar da “kenarda köşede duyduklarının yerine” Belediye Başkanı Neşet Çağlayan ve CHP İlçe Başkanı Sevim Durmuş ve Belediye Meclisi Üyesi Çetin Çoklar’dan, birinci elden sorularının yanıtlarını alma olanağını buluyorlar.

*****

Bu söyleşide en çok dikkatimizi çeken; “Başkan Sevim’in ve Çetin Çoklar’ın amaçlarının yalnızca olumsuzlukları gündeme taşımak olmadığını” gördük.

Daha önemlisi seçim dönemlerinde sıkça konuşulan ancak seçimden sonra hemen unutuluveren “şeffaf yönetim anlayışı” da açıkça bir kez daha gündeme taşındı.

Gelin oturalım, konuşalım, birlikte düşünelim, gerekiyorsa birlikte çözüm üretelim” anlayışı çok keskin çizgileri ile ortaya çıktı.

Bizim daha önceki toplantılardan çok iyi anımsadığımız bir yaklaşım var:

Başkan Çağlayan ”geçmişten hesap sormayı düşünmüyor” Başkan İsmail Tartar ya da Yusuf Korkusuz zamanından gelen bazı uygulamaları “11 milyonluk borç mirası” olarak açıklarken; bu borçlarda bir yolsuzluk olup olmadığını araştırmayı gereksiz görüyor.

    Bilmiyorum; yabancı filmlerde papazın nikah sırasındaki konuşmalarına tanık oldunuz mu?

Papaz evlenecek çiftleri yanına alır ve nikaha katılanlara “bu çiftin evliliğine bir iitrazları olup olmadığını” sorar. Genellikle “hayır “ yanıtı verilir ve nikah biter.

Doğrusu birisi çıkıp da “evet” derse o zaman papazın ne yapacağını oldukça merak ediyorum. Şu ana kadar bu konuda bir şey öğrenemedim.

Ancak şu ortaya çıktı ki; bundan böyle Başkan Çağlayan kendisinden önceki belediye başkanlarını yolsuzlukla suçlama olanağını bulamayacak. Söze “eski başkanın usulsüzlüleri ve yolsuzlukları” diye başladığında bizler gönül rahatlığı ile “yooo, orada kal” deme olanağını bulacağız.

*****

Daha önceki yazılarımda da söz etmiştim:

Bir belediye başkanının yaşamını ikiye ayırmak gerekiyor. ,

    “Belediye başkanlığından önceki dönem..”

    “Belediye başkanlığından sonraki dönem..”

İlkinde “ben seçilirsem her şeyi yaparım” görüşü; ikinci dönemde “karşımda engeller var” sözcükleri egemendir.

Aynı değerlendirmeyi “muhalefet partisi” içinde yapabiliriz. Yönetime gelmemek, muhalefette olmak da hizmet etmenin bir başka kapısıdır. İşte ben bu son yaşanan gelişmeleri öyle değerlendiriyorum.

Orhangazi Siyaseti’nde “iktidar olmak” da, “muhalefet olmak” de hizmet etmenin bir parçasıdır.

Ancak şu anda ortada daha farklı bir durum var.

Orhangazi Belediyesi’nin “yetki” ve “sorumlulukları” “Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin eline geçmiş durumda.

Böyle olunca da gelinen durumu ikiye ayırmak gerekiyor:

“Büyükşehir Yasası’ndan önceki dönem..”

   “Büyükşehir Yasası’ndan sonraki dönem..”

Öyle görünüyor ki yeni dönemde “Orhangazi Belediye Başkanı’nı” değil, “Büyükşehir Belediyesi Orhangazi Şubesi Müdürü”nü seçeceğiz.

Kısacası “her şey Bursa’dan planlanacak ve Orhangazi’deki yetkili bu kararları” uygulayacak.

Yetki ve kararlar tek bir elde toplanacak ve uygulamaya o tek kişi karar verecek.

Bu uygulamalar umarım Orhangazi’nin yararına olur.

Benim gönlüm yine de “Belediye hizmetlerinin en yakındaki birimde” çözümlenmesinden yana.

Ben “Orhangazi Belediyesi”ni seviyorum

Daha önceleri de; Çakırlı Belediyesi”, “Yeniköy Belediyesi”, Sölöz Belediyesi”, “Yenisölöz Belediyesi” ve “Narlıca Belediyesi”ni sevdiğim gibi. “Şube olmayalım”, “bağımsız belediye kalalım” öylesi çok daha güzel.

Kalın sağlıcakla…

 

Bir Yorum Yazın