MHP Gaziler Derneği tartışmalarına yanıt verdi

  • Haberin Tarihi: 7 Aralık 2017
  • Bu haber 72 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
MHP Gaziler Derneği tartışmalarına yanıt verdi

MHP İlçe başkanı Necati Güneş, Gaziler Derneği ile İznik Gölü Sahilindeki işletme ihalesi ile ilgili kamuoyundaki iddialara ve sonrasında Çokgüler ailesinin yaptığı açıklamalara yanıt verdi.

MHP ilçe başkanı Necati Güneş, Kıbrıs Gazisi Recep Koca ve Gazilerimizin, göl kenarındaki Gazilerimizin adına kiralanan Piknik alanının Tuna Petrolün işletmecisi Halim Çokgüler’in gelini adına kurulan 88 firmasına nasıl geçtiği ile ilgili kamuoyunu sarsan açıklamalarda bulunduğunu hatırlatarak, Gaziler ve Şehitlerimizin üzerinden birilerinin rantsal faaliyet içine girmiş olduğu izlenimi ve de iddiaları elbette ki yenilir yutulur iddialar değildi. İlçemizdeki Gazilerin tamamı basın toplantısında feryat ediyor, kandırıldıklarını, dolandırıldıklarını iddia ediyorlar hatta Halim Çokgüler inde itiraf ettiği gibi kendisinin yakasına yapışıyorlardı dedi. MHP ilçe başkanı Necati Güneş kendilerinin olayı bir sosyal medya hesabından Kıbrıs Gazisi sayın Recep Koca’ın açıklamalarından öğrendiklerini belirterek, bizler sorumluluğumuz gereği konu hakkında bir basın açıklaması yaptık ve Gazilerimizin haklı feryadına birtakım cevaplar ve müdahaleler aradık. Zira Milliyetçi Hareket Partisi ilçe yönetimi olarak, baş tacımız olan Gazilerimizi şaibe altında bırakacak ya da onlar üzerinden girişilecek her türlü rant girişimine karşı sessiz kalmamız düşünülemezdi dedi. MHP ilçe başkanı Necati Güneş açıklamasının devamında şunları söyledi; Biz bu bahsedilen şaibeye karşı akil bir cevap ve karar beklerken karşımızda 24 Kasım Cuma günü bir babacık ve yavrusunun hezeyanlarını bulduk. Aynı toplantıda MHP İlçe başkanına “bir telefon kadar yakın olan bize sorsaydın” denmiştir. Fakat yanındaki babacığıyla bile ağız birliği yapamadan hazırladıkları basın toplantısında bile neyi nasıl açıklayacaklarını bilemedikleri bu karışık menfaat zincirini telefonda anlamak imkansızdı.

Bu mesut ama huzursuz aile basın açıklamasında Milliyetçi Hareket Partisine yönelik seviyesiz sözler kullanmış ve bizleri tekrar kendileriyle muhatap olmak zorunda bırakmışlardır.

Daha birkaç gün önce Kıbrıs Gazisi Sayın Recep Koca ve Dernekte toplanmış olan Kıbrıs Gazilerine ağza alınmayacak sözler ve tehditlerde bulunacak kadar kafayı yemiş bu babacık yavrusunun Milliyetçi Hareket Partisi hakkında ne söylediğinin bir önemi yoktur. Gazilere ve Gazilik makamına saygısı olmayanın bize de saygı göstermesinin bir manası yoktur.

Eğer kamuoyu bilgilensin diye tenezzül edip babasının biricik yavrusunu arasaydık telefonda şunları soracaktık:

  • İhalenin Orhangazi den ve Gazilerin elinden gideceğinden dolayı bu ihaleye girdiğinize dair beyanat verdiniz. Zira kendinizin de söylediği gibi zaten kira kontratı Halim Çokgüler üzerineymiş. Sorarız size babacığınız Orhangazililiğini mi yoksa Gaziliğini mi inkar ediyordu da yerin tekrar ihaleye çıkmasına müsaade ettiniz?
  • Eğer ki bu yerin Gazilerle herhangi bir fiili ilişkisi yoktuysa, basın toplantısında bile dizinin dibinden ayrılmadığınız babacığınızla ihaleye neden ayrı ayrı gittiniz? O zamanlar babanızla kümsüydünüz yoksa babanız Recep Kocayı tavlamakla mı görevliydi?
  • İyi niyetle ihaleye girdiğinizi söylüyorsunuz. İhaleye dosya verip arttırmaya girmeden verdiği dosya teklifi bile sizden yüksek olan firma neden çekildi de siz devam ettiniz?
  • İleride şirketinizi haklarıyla birlikte satmaya kalktığınızda kiralanan alandan gelecek gelire gazileri ortak edecek misiniz?
  • Açıklamalarınızın doğru olduğunu farz ederek, Recep Koca nın bahsedilen işleri yaptığını ve faturalandırılmasının babacığınızın muhasebesi üzerinden yapıldığını kabul ediyorsanız. Recep Koca ya yönelttiğiniz ithamların hepsine sizde ortak olmuyor musunuz? Aranızda nasıl bir çıkar birliği vardı?
  • Madem dürüsttünüz neden bunca zaman sessiz kaldınız da biz sorduktan sonra celallenip Recep Kocayı yerden yere vurdunuz. İhale gününe kadar yan yana gezdiğiniz yılların arkadaşlığı söz konusu yerden elde edilecek paralar sebebiyle mi bozuldu?
  • Eğer öyle olduysa dostlarınızı siz bu kadar çabuk mu satarsınız?
  • Eğer satarsanız bir siyasi parti teşkilatının başına geçme hedefindeyken insanların size güvenmesini nasıl beklersiniz?
  • Basın açıklamanızda göl kenarında konuşlanmış bazı işletmelerinde adını sürekli zikrederek riski pay etmek amacında mısınız? Onların var benim neden yok sorularını mı kendinize sormaktasınız?
  • Sahil koruma kanunlarından haberiniz var mıdır?
  • Yoksa geçmişte yaptığınız dernek başkanlıklarından edindiğiniz çıkarları başka işletmelere nasıl devrettiğinizi; aslında sizin cukkanızdan başka hiçbir sosyal faaliyetin umrunuzda olmadığını bilmediğimizi mi sanıyorsunuz?
  • AKP İlçe Başkanlığına adayım demişsiniz ve başınızdan geçen birtakım sorunları bu adaylığa bağlamışsınız. Sizi oraya aday yapmayacaklarını siz bilmiyor musunuz?
  • Eğer bu açıklamayı yapıp da kongrede aday çıkmadığınızda size müfteri diyenler olmayacak mı?
  • Bu gibi ithamlar altındayken bile kendi reklamını yapmanız midenizi bulandırmıyor mu? Yoksa O siyasi partinin de adını geçirerek hamilerinize imdat çığlıkları mı attınız?
  • Kumarcılığınız konusundaki soruları size mi soralım yoksa karışık işlerinizle mağdur ettiğiniz Mehmet Şahine mi? Emniyette bu konuyla ilgili nasıl bir ifade verdiniz?
  • Mevzu ettiğiniz konularla ilgili babacık ve yavrusu olarak tüm salvolarınızı beğendik.

Harika 8 çizdiniz ve işi yine gazilere hizmet vermeye bağladınız. Yoksa yeni şirket adınızdaki iki tane 8 sizi ve babanızı mı temsil ediyor?

Şimdi buradan babacık Halim Çokgüler’in yavrusu Tuna Çokgüler’e sesleniyoruz umarız bizleri kırmaz ve ricalarımızı kabul eder:

Dediğin gibi anlayıp dinlemeden mevzuya girdik ama sende biraz bize hak ver içimiz kalktı artık dinlemeye tahammülümüz yoktu. Kıbrıs a canını ortaya koyarak çıkarma yapan birine mi itibar edecektik yoksa Kıbrıs tan başka şeyler çıkaranlara mı?      

Biz ettik ama sen etme Ne olur bir daha ilçemizde herhangi bir sosyal faaliyet ve yardımlaşma etkinliğinde bulunma. Zira hangi dağda kurt öldü, yine nereye kim çökecek diye yine paniklemeye başlıyoruz.

Sen gel AKP İlçe başkanı ol. Bizim favori adayımız sensin. Zira gittiğin yeri kurutuyorsun. O yüzden bırak en azından gölümüz doğal kalsın, tesisleşmesin. Çocuklarımızın ayağına su değsin, toprak değsin diye dağ başlarındaki milli parklara çıkmak zorunda kalmayalım. Bırak insanlar sofra bezlerini yaysınlar çocuklar para vermeden sağlıklı sulara girsinler. Bırak sahiller kimsenin para zulası haline gelmesin. Kirlilikten yakınıyorsan belediyeyi eleştir insanımızı eleştir ama gel bu suyun kenarına beton dökme.  Zaten cennet ülkemizin dört yanı denizlerle çevrili ve yeterince turizm kirliliği var ve kontrol edilemiyor .Nice cennet koylar , sular bu uğurda hiç edildi..

Son sözümüzde babacığına olsun..

Bak babacık !!!

Elli yıllık şerefli, onurlu ve haysiyetli bir partinin ilçe başkanı olarak kuru tehditlere pabuç bırakıp yapacağımızdan geri duracak değiliz. Ama velakin siyaseti Ülkü Ocaklarında İslam ahlakı ve terbiyesi ile yoğurulmuş Ülkücü olarak 35 yıllık siyasi hayatımda hiçbir zaman kimseyi siyasi kimliğimle kırmadım. Gazilere sahip çıkıp başkanına savaş açıyorsun demişsin.  Hani böyle bir dernek ve başkanı yoktu? Senin hiç birbirini tutan sözün ve davranışın olmayacak mı?

Bak babacık yalan söyleyip oğluşuna kötü örnek olma!  Telefonla beni yapacağın basın toplantısına davet ettiğini söylemişsin ama öyle bir davet almadım. Almış olsaydım oraya da icabet ederdim ama ya da belki de seni artık gazi olarak görmeyip saymadığımdan gelmeye bilirdim.

 

 

 

Anahtar Kelime:

Yorum Kapalıdır.