Mesleki Eğitimin önemini ne zaman anlarız?

  • Yazının Tarihi: 28 Temmuz 2020
  • Yazar: Hasan BOZBEY
  • Bu yazı 280 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

HASAN BOZBEY YAZDI….

Mesleki eğitim ile ilgili bu satırlardan sıklıkla görüşlerimi paylaşırım.

Ara eleman ve mesleki eğitimde yer almış kalifiye eleman sorunu neredeyse memleketin her yerinde var.

Biliyoruz ki, her aile, her ebeveyn çocuğunun akademik eğitim almasını ister,

Tıp Okumasını, hukuk okumasını, mühendislik fakültelerini okuyup iyi eğitim alıp mesleğini eline almasını ister.

Ama ülkenin fabrika işçisine de, teknikere de vasıflı çalışana da ihtiyacı var.

Bugün, Bursa ve tüm bölgesindeki sanayi kuruluşlarının yaşadığı en büyük sorun ne yazık ki kalifiye eleman.

Yeteri kadar kalifiye eleman olmaması, ara eleman kıtlığı sanayicinin de en büyük meseleleri arasında yer alıyor.

Dolayısıyla mesleki eğğitimin önü daha da açılmalı,

Mesleki eğitim veren okulların kalite standardı yükseltilmeli,

Ortaokul sonrasında öğrencilerin buralara yönlendirilmesi

Mesleki eğitim oranının artırılması gerekiyor.

 

***

Neden Mesleki eğitim peki?

İkinci dünya savaşından sonra dünyaya örnek olacak bir sanayi hamlesi başlatan Almanya’da Mesleki eğitimin oranı yüzde 70’lerde.

Tıpkı Fransa’da olduğu gibi.

Gelişmiş, sanayisi güçlü, üreten Avrupa ülkelerinin neredeyse tamamında Mesleki eğitim oranı yüzde 60’ların üzerinde.

Türkiye’de ise bu oran hala yüzde 35’ler civarında.

Oysa üretmek, sanayisini geliştirmek isteyen bir ülke için bu oran son derece düşük.

Elbetteki bu tablonun farklı nedenleri de yok değil.

Örneğin 28 Şubat sürecinde ortaya konan 8 yıllık kesintisiz eğitim sistemi meslek liselerine vurulan en büyük darbe oldu.

O dönemlerden sonra olan meslek liselerinin her biri de ne yazık ki eğitim kalitesi diplerde olan okullar olarak insanların bilinç altına yerleşti.

O tarihlerden daha düne kadar, hiçbir şey olamazsa meslek lisesine göndeririz mantığı hemen her velide vardı.

 

***

Türkiye’nin özellikle pandemi öncesinde ve pandemiden sonra Küçük ve Orta Ölçekli üretim tesisleri sayısının artması,

Yeni OSB’lerin, dolayısıyla da bu OSB’lerde yeni fabrikaların hizmete girmesi de gösteriyor ki,

Türkiye’nin en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden birisi mesleki eğitim.

Bunlara, bir de yerli otomobil hamlesini eklersek ki,

Yerli otomobil başlı başına bu ülke için yepyeni bir ufkun açılması

Yerli otomobil fabrikası ile birlikte gelecek olan özgüven ile yeni üretim tesislerinin kurulmasının da önünün açılacağını düşünürsek,

Savunma sanayinde de Türkiye’nin son 15 yılda yerlileşme oranını yüzde 20’den yüzde 70’lere kadar çıkardığı gereçeğini de göz önüne alırsak,

Yüzde 35’lerde olan mesleki eğitim oranının yüzde 50’lere hatta yüzde 60’lara çekmemiz gerekiyor.

Bunun için de bakanlığın özellikle bu hususta yeni yol haritaları ortaya koyması gerekiyor.

 

***

Bursa, mesleki eğitim konusunda elbetteki diğer bölgelere göre biraz daha iyi durumda.

Bunda en önemli etken tabiki güçlü sanayisi.

Bununla birlikte Sanayi ve Ticaret Odaları ile işadamları derneklerinin,

Milli Eğitim Müdürlüklerinin sanayicinin ihtiyacı olan ara elemanın yetiştirilmesi için verdikleri mücadele, Mesleki eğitimde Bursa’nın Türkiye ortalamasının biraz daha üzerine çıkmasına neden oluyor.

 

***

Mesleki eğitim konusunda üniversitelerin daha fazla destek vermesi de olayın ayrı bir boyutu tabiki.

Uludağ Üniversitesi ve Teknik Üniversite ile bu üniversitelere bağlı Meslek Yüksek okulları bu hususta biraz daha fazla mesai harcaması halinde sanayide ihtiyaç duyulan ara elemanı daha çok yetiştirebilecektir.

Bu konuda önemli kuruluşlar var,

Milli Eğitim, Endüstri Meslek Liseleri, Üniversiteler ve tabiki Sanayi ve Ticaret Odaları.

Bu kurumların ortaya koyacağı doğru koordinasyon,

Mesleki eğitimin gelişmesine de vesile olacaktır.

Üretim, sanayi ve gelişim bekliyorsak,

Tüm paydaşların üzerine düşeni yapması en önemli unsurdur.

Mesleki Eğitim asla ihmal edilmemeli.

 

 

Yorum Kapalıdır.