Meydanı boş sandılar ya,
Köpeksiz köy sandılar değneksiz geziyorlar ya,
Üstelik herkesi de korkutup sindirdiklerini sanıyorlar.
Çirkefliklerine ortak olmak istemeyen binlerce insan sessiz kalıyorlarsa,
Bilsinler ki adam yerine konmadıklarındandır.
Köpeksiz köyün değneksizleri,
Bir süredir komik, komik olduğu kadar da desteksiz ve mesnetsiz yazıları ile güya Orhangazi aşığı oldular.
Buldukları her fırsatın üzerine bodoslama atlayarak akılları sıra kendi egolarını tatmin edecekler,
Kimse de ses çıkarmayacak.
O kadar uzun boylu değil.
Orhangazi aşığı olduğunu ortaya koyarken,
Bir başkasına çamur atarken biraz da aynaya bakmakta yarar vardır.
Dinime küfreden bari Müslüman olsa misali,
Daha fazla kazanç elde etmek için Orhangazi’nin adını kötü lanse edildiği iddiasını ortaya koyanın,
Geçmişte ortaya koydukları gerçeklere de bir göz atmak gerek.
Ne gibi mesela;
Arkadaşımız manevi ve dini değerlere o kadar bağlı ki!
Elindeki yayın organını, kalemini insanların üzerinde bir tehdit gibi kullanmaktan da çekinmeyecek kadar bu değerlere bağlılığını da gösteriyor!
Bir işletmeyi sırf yabancı menşeili diye eleştiri bombardımanına tutacaksın,
Yada bir başka yerli menşeili firmaya savaş açacaksın,
Her gün o firmaları karalayan yazılar kaleme alacaksın,
Sonra da çıkıp aynı firma ile birbirinize jestler, plaketler vereceksin.
Ne değişti de!
***
Arkadaşların marifetleri öylesine fazla ki,
Bize her gün bu marifetleri ile ilgili defalarca insanlar gelmesine rağmen,
Biz yine de büyüklüktür, hatadan döner diye beklemeyi yeğledik
Ancak son duyduğumuz olay,
Hem akla hem vicdana sığmadığı için bu yazıyı da kaleme almak durumunda kaldık.
Yazımızın da başlığından anlaşılacağı üzere konumuz ‘köfte’
Üç kuruşa beş köfte değil.
Ne kadar reklam, o kadar köfte.
Arkadaşımız marifetli ya,
Her tehdidi herkesin sindireceğini sanıyor ya,
İlçemizde damak tadına kalite katan, son derece düzgün bir işletmenin reklamını yayınlıyor.
Reklam yayınlanıyor da bundan ne firma sahibinin ne de firma çalışanlarının da haberi yok.
Reklam bitiminde ise çakıyor faturayı,
Faturayı işletme sahibinin önüne koyduğunda ise işletme sahibi olayı anlayamıyor.
Benim bu gazeteye böyle bir reklam verdiğim yok,
Dolayısıyla bu faturayı kabul etmem de mümkün değil diye faturayı geri çeviriyor.
Ee son derece de doğal olarak.
Kahramanımız ise işletme sahibini tehditkar bir şekilde ‘bu faturayı ödüyor musun ödemiyormusun?’ diye de basıyor postayı.
İşletme sahibi de ödemeyeceğini söyleyince operasyon başlıyor.
Arkadaşımız hemen bir başka işletmeye koşup,
Onu metheden onu ön plana çıkaran yazılar ve yayınlar yayınlamaya başlıyor.
Ne var bunda demeyin,
Bu işin arkasında bir hinlik var ya,
Bundan önce de bu konuda bir sürü vukuatları varya,
İşletme sahibi de bu durumdan rahatsız olup durumu bize aktarıyor.
***
Aslında marifetler bunlarla sınırlı değil.
Marifet çok yerimiz dar.
Günü gelince her marifet burada marifetli bir şekilde kaleme alınır.
Bu arada şunu belirtmekte fayda var,
Sağda solda Orhangazi aşığı edasıyla gezmeyin sakın.
Çünkü kimse yemiyor!