Orhangazi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın mütevelli heyeti toplantı yaptı.
Bu defa yardım değil dayanışma içindi.
Basın toplantısı düzenlediler.
Yardım haberlerinden başladı, basına toplantı ile sona erdi.
***
Kaymakam Ertan Peynircioğlu başkanlığındaki vâkıfın mütevelli heyeti, Belediye Başkanı, Milli Eğitim Müdürü, Müftü, Mal Müdürü, Tarım Müdürü, THK Başkanı, Muhtar gibi önemli kimliklerden oluşuyor.
İlçe dinamiklerinden olan kişilerin yer aldığı önemli bir heyet yani.
Hafta da bir gün, kendi alanları ile alakalı gelen müracaatları değerlendirmek için toplanıyorlar.
Dünkü toplantı ise özel ve manidardı.
***
Altını çizmek gerekiyor ki, bu toplantı öncelikle mütevelli heyetinin duyarlılığını gösterdi.
Yapılış amacı, medyada çıkan yardıma muhtaçların haberleriyle alakalıydı.
Küçük Gizem’den tutun, sonrasındaki iki yardım haberi örneklerdendir.
Konunun ayrıntılarını bugün gazetelerden okuyacaksınız.
Benim yazmak istediğim ise, gündem dışı gelişen basına toplantı.
***
Kaymakam Bey, konuşmasını tamamladıktan sonra sözü basın mensuplarına verdi.
Altını çizmek lazım.
Verirken de, lütfen polemik yaratmayalım dedi.
Evet evet…
Açıkça söyledi bunu.
Çünkü…
Söyleme ihtiyacı hissetti.
Olayın bu seviyeye indiğini, o toplantıda ki herkes gibi kendisi de biliyordu.
O ne kadar uyarmış olsa da, bazıları küstüm oynamıyorum demek bile istedi.
Ağlamadıkları kaldı.
Kimler?
İğneyi batırmadan çuvaldız kucaklayanlar.
Onlar yutturduk zannetti.
Ama…
Toplantı öncesinden kabullenmediği belliymiş.
Müftü Bey, gereken tavrını başında da sonunda da koydu zaten.
Çaktırmamaya çalışıp, utanacaklarına pişkin pişkin gülücük saçanlar kendilerini orada ele verdiler.
***
Bir de çıktı efendinin birisi.
Etik metik… sayıyor.
Yahu…
Ailemize kadar yazma cüreti bulan sensin.
Yazdıklarımı marstan görüp, evirip çeviren intikama dönüştüren gene sensin.
Yetmiyor, kimseye sırtımızı dönmüyoruz diyen yine sensin.
Affedilmeyecek hatalar işleyenler, kimseye ders vermeye kalmasın.
Hele kendi üzerine kışkırtmaya hiç kalkmasın.
Çünkü, artık modası geçti.
Birileri susuyorsa, adabındandır.
Duruyorsa, perde arkasında hesaplar yapanların ekmeğine yağ sürmemek içindir.
***
Ben kendim için diyorum.
Kimseden ahlak dersi almaya ihtiyacım yok.
Hele tartmak için koysan teraziyi bozacak olanlardan hiç yok.
Boşuna uğraşmayın efendiler.
Biz geçmişi de biliyoruz, şimdiyi de görüyoruz.
Tek eksiğimiz var.
Oda geleceğinizi tam kestiremiyoruz.
***
Unutmadan…
Tehdit bari yazılara karnımızda tok, ciğerimiz de.
Çok şükür kapalı kapılar ardında değiliz.
Kapımız adam olan, haddini bilen herkese sonuna kadar açık.
Yok muhatabımız patronlar olur muhabbetleri de boş işler.
Patronlarla muhatap olmak için gazeteci olman gerekmez.
Onların da kapıları da herkese açık.
Ama sen, gazetemi çalışanlarına değil artık patronlarına karşı silah gibi kullanırım diyorsan.
Onu da açık söyleme cesaretini göster de, bilelim.
***
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın mütevelli heyetinin yardımlarla akalalı toplantısının ‘basına toplantı’ya dönüşmesinin nedeni budur efendim.
Bu yazıları yazmamıza sebep olanlardır.
***
Bu tür seviyesiz polemiklere alet olduğum için tüm okurların affına sığınıyorum.
KÜPE OLSUN
Savaş, barışın sağladığını yıkıp gider.
BİLİYORMUSUNUZ
II. Cihan Harbinde müttefiklerin Berlin'e attıkları ilk bomba sadece
Berlin hayvanat bahçesindeki bir fili öldürmüştü.
GEYİK
Kendilerini edep nöbetçisi olarak lanse eden edepsizler, ahlak dersi vermeye başlayınca, at sinekleri başını sallarmış.