Orhangazi'nin En Büyük İnternet Gazetesi Toplam 5151 Haberimiz 1009454 Defa Okundu Şu An  Sitede 1502 Kişi Geziyor

Ana Sayfa | Gündem | Siyaset | Ekonomi | İznik | Kültür/Sanat | Eğitim | Sağlık | Teknoloji | Magazin | Spor | Künye | Sitene Ekle | İletişim
Kriz öncesine döndük Gölet ihalesi ağustosun ilk haftası yapılıyor Gazilerden geziye destek verenlere teşekkür Rotasyon müracaatları başlıyor Asil Çelik revizyona giriyor Ilıpınar projesi sümen altı edildi Çevre düzenleniyor İlk siftahı İtimat yaptı Gazi uzun yol gidecek! Ercan Karaca timsah oldu
Ana Menü
» Ana Sayfa
» Gündem
» Siyaset
» Ekonomi
» İznik
» Kültür/Sanat
» Eğitim
» Sağlık
» Teknoloji
» Magazin
» Spor
» Künye
» Sitene Ekle
» İletişim
» Linkler

Site İçi Arama

Çizerim

Günlük Burç

Meteoroloji

En Çok Okunanlar
Araç muayeneler
Böyle cenaze gö
Göl Manzaralı K
Meslek Edindirm
Müdür yardımcıl
TOKİ konutların
SP´ye kat
Saadet Gençlerl
Vahşet!
SBS´nin e
Otoban bereketi
Saadet geliyor,
Bedavadan biraz
Eczane Teknisye
Uğur dershanesi
Güzellik tacı B
Müjdat Gürsoy v
Martta Orhangaz
Dev çınar devri
DEV ÇINAR DEVRİ
Saadet bugün me

Röportajlar
Orhangazi b16 Cafe
Haan.Gar Ayakkabı
Kadri Eryılmaz


SAİD-İ KÜRDİ (NURSİ)´NİN İNTİKAMI
Mustafa Yıldırım
myildirim@tunagazete.com

Bu Yazı 1170 defa okundu.

Bu Köşe Yazısını Paylaş
10/20/2009

Said-i Nursi’nin Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki yaşamı, Kürt isyanlarıyla ve cumhuriyet rejimini İslamcı/hilafetçi bir yapıya dönüştürme girişimleriyle iç içe geçerken, sürgün-mahkeme-ceza sarmalından kurtulamaz.

1932’de tutuklandı, 1934’te Isparta’ya sürüldü. 1935’te Eskişehir’de 11 ay hapse mahkûm oldu. 1936’da Kastamonu’ya sürüldü.

Kastamonu’da yedi yıl kalan Said-i Nursi, yörenin zenginlerinden Taşköprülü Sadık Demireller (1902–1979) ile birlikte yaşadı. “Miralay Sadık Bey” diye de anılan bu yeni “talebe” onun parasal destekçisi oldu; yemeğini yaptı, hatta ayaklarını da yıkadı.

Sürgünde yaşadığı ev giderek bir merkez oldu. Ünü ve etkisi giderek yayıldı. İbrahim Fakazlı’nın anlattıkları bu etkiye iyi bir örnek oluşturmaktadır:

“İkinci Cihan savaşında ihtiyat askeri iken bir gece rüyamda karargâh çadırında oturuyorduk. O sırada askerler bana dediler ki, ‘Peygamber Efendimiz (a.s.m.) karargâhımıza geldi.’ …Birden karşımda kendilerini gördüm. Belinde yerlere değen kılıç, başında o zamana kadar hiç görmediğim uzun bir sarık, ayağında normal bir şalvar, üzerinde göğsü açık bir gömlek, çok nurani sakalsız, bıyıklı bir zat. Ağlayarak kendimi ayaklarına attım.”

Böylece rüyada da olsa, peygamberin fiziksel tarifini yapan Fakazlı, daha sonra Kastamonu’ya gittiğini ve rüyasında gördüklerinin benzerini yaşadığını anlatmaktadır. Rüyaya inancın hiç kimseye bir zararı yoktur, ama başka kişiler üstünde egemenlik kurmak için kullanılması ya da kullandırılması daha sonra örnekleriyle göreceğimiz gibi, kişisel ve toplumsal zararlara yol açabilmektedir. İbrahim Fakazlı’nın rüyasına dönelim:

“Zira ben üstadımızı görür görmez, askerde gördüğüm rüya gözümün önüne geldi. Rüyada Peygamber Efendimizi aynı sarık, aynı kıyafet ve aynı endam ve nuraniyet içinde görmüştüm. Bunun için şaşkın ve perişan bir halde ağlayarak Üstadın mübarek ayaklarına kapanmışım, ‘Ancak gelebildim’ diyemiyordum.”

Said-i Nursi bağlılarının rüyaları kendi yaşamlarını etkilemekle kalmaz aynı zamanda adaletin yerine getirilmesinde de ana etken olur. T.C. yargıçlarından Ab-durrahman Şeref, gördüğü ‘rüya’nın etkisiyle nasıl mahkeme kararı verdiğini anlatarak ilginç bir örnek oluşturmaktadır:

“1- Ben Said-i Nursi’nin ‘Tefrikaya düşmeyin. Birleşin, vahdette kuvvet var, nitekim üç ayrı elif üç eder. Yan yana gelirse (111) eder’ teşbihini çok beğenir, hemen her yeri düştükçe söylerdim… 2-Kararın yazılması sırasında rüyamda İmam-ı Gazali Hazretlerini gördüm, ‘Kararını okudum ve çok beğendim’ dedi. 3-Rüyamda celalüddini Suyuti Hazretlerini gördüm. Elinden öptüm, alnımdan öptü… 4-Rüyamda Hazret-i Ali’yi gördüm, ‘Bana yardım etmiyorsunuz‘ dedim. Harp kıyafeti içerisinde idi, gülümsedi. ‘Yardım ediyoruz, ediyoruz…’ dedi…”

Yargıç dava kararını rüyasında bağlamaya kararlıdır ama uygun bir gerekçe yaratmak için rüyasından bir süre daha yararlanmak ve davayı buna göre sonuçlandırmak gereksinimin duymaktadır.

“5- Rüyamda Ali Himmet Berki’yi gördüm. ‘28 buraya gel’ dedi. Koşarak gittim, eğil dedi. Eğildim. Sağ göğsüme bir madalya taktı. ‘Bu nedir efendim?’ dedim. Cevap verdi: ‘Gerekçeli olarak yazdığınız bir karardan dolayı…’ Uyandım. Ve, derhal rüyamı yazdım.”


Yargıç Abdurrahman Şeref’in Hz. Peygamber’i gördüğü son rüyası mahkeme kararını bağlar....

Said-i Nursi’nin olabileceklere işaret eden sözleri de varislik yaklaşımı aydınlatmaktadır. O, daha önceleri, kendisini mahkûm edecek olan yargıçlardan ve devlet yöneticilerinden öcünün nasıl alınacağını belirtiyordu:

“Beni öldürdükten sonra yaşayamayacaksınız! Kahhar bir el ile, cennetiniz ve mahbubunuz olan dünyadan tardedilip ebedî zulümata çabuk atılacaksınız! Arkamdan, pek çabuk sizin Nem-rudlaşmış reisleriniz gebertilecek, yanıma gönderilecek. Ben de huzur-u İlahîde yakalarını tutacağım. Adalet-i İlahiye, onları esfel-i safiline atmakla intikamımı alacağım!”

Said-i Nursi’nin hoşgörüsü yoktur. Düşmanı olarak bellediği kişileri beyinlerini bomba ile dağıtmakla tehdit eder:

“Ey din ve âhiretini dünyaya satan bedbahtlar! Yaşamanızı isterseniz, bana ilişmeyiniz! İlişseniz, intikamım muzaaf (katmerli) bir surette sizden alınacağını biliniz, titreyiniz!

Ben rahmet-i İlahîden ümid ederim ki: Mevtim, hayatımdan ziyade dine hizmet edecek ve ölümüm başınızda bomba gibi patlayıp başınızı dağıtacak!

Cesaretiniz varsa ilişiniz!

Yapacağınız varsa, göreceğiniz de var!”

(Meczup Yaratmak, UDY, 3. Basım, 2007)

Yazarın Diğer Yazıları
SAİD-İ KÜRDİ (NURSİ)´NİN İNTİKAMI
KÜRDİSTAN GÜNEY’DE İKİ BAYRAK! KERKÜK’TE İKİ “ÇAK! ÇAK!”
APO’NUN BİR NUMARASI
CIA’NIN MUTEBER GAZETECİLERİ ve TÜRKLERİN GERİLEDİĞİ SON NOKTA
ŞEYH-NATO İTTİFAKINDA ÖLÜMCÜL GİDİŞ
ABD ve NATO İLE KİMLER ANLAŞTI? ULUSUN HABERİ VAR MI?
“AÇILIM” AMERİKAN TASARIMI DEĞİLDİR!
PKK Mİ BAŞARISIZ YOKSA…
İNÖNÜ EZBERİ VE TÜRKİYE’DEKİ CIA ÇOCUKLARI
OVAL PENTAGON TİYATROSUNDA PERDE YIRTILIYOR
NE AMERİKA, NE İRAN, NE DE İSRAİL!
SAVCI VE MÜDÜR
DEVLET YÖNETMENİN YENİ YÖNTEMİ SAMAN ALTINDAN SU YÜRÜTMEK Mİ?
BARACK OBAMA DA OLMASAYDI
ÖNCE KİRLET SONRA YARGILA
DİNDARLIKTAN KİNDARLIĞA
UFO VE KOMPLO
HANGİ GENERAL
ALLAH AŞKINA OYUNUZU KİME VERİRSİNİZ?
AMERİKA’NIN GÜVENLİK HATTINDA TASFİYE
YALAN VE CİNAYET SEVAB OLABİLİR Mİ?
MUMCU CİNAYETİNİN FAİLLERİ DE,
Son Sözü General Söyler
Eski Belge: Pazarlık İçin Gazze’de Kan
Çok yaşa başkan bush” dersen
Abd-Ab Güdümünde Kanlı Planlar
Namus Borcu
Soykırım İddiası Ve Atatürk´le İlgili Büyük Yalan
Gerçek Aydınlar Yoldadır
Alelade politikayla milleti parçalamak hıyanettir
Alelade politikayla milleti parçalamak hıyanettir
Bitmeyen istiklâl harbi
Atatürk insandı, ne olacaktı başka?
Warner Bros’un “Mustafa”Sı
CIA´nin Radyocuları
Londra’nın Ustaları
Eşkiyanın Kökü Soygundur
George Soros´un Doğrusu
ULEMA ANADOLU FEDERE BAŞKANI İSTER
Bugün TUNA


Kim galip, kim mağlup?
Hasan Bozbey
Sessiz savaşın kaybeden tarafı yine Orhangazi
Musa Öztürk
e-ticaret
Metin Erkan
İş hayatından!
Eda Yavaş
Başarının adı Örnekköy…
İsmail Bayri
Kim bunlar…
Özgür Ekinci
04.12.2009
Zuhal Şirin
EY AKIL NERDESİN?
Orhan Ersoy
RESÛLULLAH’IN ÇOCUKLARA SEVGİSİ
C. Aytemür
SAİD-İ KÜRDİ (NURSİ)´NİN İNTİKAMI
Mustafa Yıldırım


Sandal Balık
Doviz Kurları
1 EUR : 1,933.00 YTL

1 USD : 1,506.00 YTL
Copyright © 2008 TunaGazete.Com Tüm Hakları Saklıdır. D-T Reklam Ajansı & Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti. [ WebSets : Ahmet ÜLKER ]
Online Sayac