Festivallerin getirisi asla yadsınamaz

  • Yazının Tarihi: 9 Eylül 2018
  • Yazar: Hasan BOZBEY
  • Bu yazı 131 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Zaman zaman tartışma konusu olmuştur,

Festivallerin ne getirisi var?

Gerçekten de Türkiye’de özellikle son yıllarda her bölgenin bilhassa da tarım ürünleri ile ilgili festivallere çok rastlamaya başladık.

Kiraz Festivali, incir festivali, Tarım festivali gibi bir çok festivale şahitlik ediyoruz.

Orhangazimizin de tarım ürünleri ile ilgili 3 ayrı festivali var.

Bunların en çok bilineni ise artık tüm Türkiye’nin de tanıdığı ve 40 yıldır yapılan Zeytin Festivali,

Bir diğeri Çilek Festivali,

Ve

Turşu Festivali.

 

***

Festivallere kimileri gereksiz, kimileri de “goy goy” gibi tanımlamalarda bulunabilir.

Ama ne bir goy goy muhabbetidir,

Ne de gereksizdir.

Yapılan festivaller aslına uygun, amacına uygun yapıldığında o kente ve o ürüne mutlaka katkısı bulunuyor.

 

***

Orhangazi adına buna en güzel örneği ise Turşu Festivalinde görüyoruz.

Turşu, Orhangazi’de Gedelek Mahallesi’nde 60 yılı aşkın süredir üretilen,

Namı Türkiye’nin her yanına yayılmış bir ürün.

Zaten Türkiye’de iki büyük turşu merkezi var

Gedelek Turşuları,

Ankara Çubuk turşuları.

İşin doğrusunu söylemek gerekirse, Gedelek Turşuları geçmişten bugüne kadar bakıldığında hakettiği değeri şunun şurasında 4-5 yıldır görmeye başladı.

Bunda, mevcut yerel yönetimin ve buna mukabil Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası’nın uğraşları en büyük rolü oynuyor.

Turşu her ne kadar son 60 yıldır Gedelek’te üretiliyor olsa da,

Son yıllardaki hamleler ile Turşu üreticiliğinin geleceğinin artık daha parlak olduğunu söyleyebiliriz.

 

***

Peki, neler oldu son 5 yılda,

Sadece Festivaller mi bunda etkili oldu

Elbetteki sadece festivalin etkisi değil, turşunun gelişimindeki etken.

Öncelikle, mevcut yerel yönetim ve buna destek olan diğer kurumlar Orhangazi’de artık şu gerçeği görmeye başladılar.

Evet, zeytin Orhangazi için olmazsa olmazlardan birisi.

Ancak gerek ilçenin coğrafi alanının darlığı,

Gerekse Türkiye’nin hemen her noktasında çokça üretilmesi,

Gerekse de Gemlik’in zeytin konusunda patent ve isim hakkı girişiminin Orhangazi’den önce yapması, zeytin ile ilgili beklentileri bir kenara bırakmalarına neden oldu.

İşin doğrusu da zaten buydu.

Zeytin üretimi her ne kadar son 15 yılda yüzde 80 oranlarında artış gösterse de,

Yine de bu konuda yapılacak kapsamlı çalışmaların sonuç odaklı olmayacağı da gözler önüne serilmiş oldu.

İşte bu noktada bir diğer tarım ürünü olan turşu üzerinde yoğunlaşıldı.

Bu konuda yapılan ilk iş ise 5 yıl önce başlatılan Turşu Festivali oldu.

Festivalin başlaması ile birlikte Gedelek’te üretim yapan ve bugün sayıları 60’ı bulan üretici firmalar öne çıkmaya başladı.

Hedef büyütüldü, firmalar özellikle markalaşma ve daha uygun koşullarda üretim yapabilmek için de hem harcamalar yapmaya hem de kendilerini geliştirmeye başladılar.

Bununla birlikte bu sürecin en önemli aşaması ise coğrafi işaret konusunda oldu.

Bu hususta Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası önceki başkan Ergün Efendioğlu döneminde bir çalışma başlattı,

Nihayet kısa bir süre önce de coğrafi işaret onayı da alınmış oldu.

Böylece en önemli ve zorlu süreç de atlatılmış oldu.

Bu noktada eski başkan Ergün Efendioğlu ve bugünkü mevcut başkan Erol Hatırlı’nın ve yönetimlerinin verdikleri mücadele ise kesinlikle övgüyü ve alkışı hakeden bir yaklaşımdı.

Coğrafi işaret ile birlikte Orhangazi Belediyesi özellikle Gedelek’te üretim yapan firmaların daha uygun koşullarda üretim yapabilmeleri için zorlayıcı adımlar da attı.

Bu esnada yine yerel yönetim marifeti ile eskiden son derece kötü görüntüye sahip olan Gedelek’in alt yapısını ve üst yapısını yeniledi. Bu esnada da doğalgaz kazıları yapıldı, bu kış da doğalgaz kullanımına geçilecek.

 

***

Ve yine devam eden çalışmalar ile Orhangazi Belediyesi ovada 100 bin m2 arsa üzerinde Gedelek’te üretim yapan tüm firmalar için yeni bir entegre tesis için proje ve planlama çalışmalarına başladı.

Bu yapılırken firmalarla sık sık görüşmeler yapılıp ön talepler alındı.

Tüm bu süreçlerde ise artık firmalar da şu gerçeği gördüler;

Gelişen dünyaya ayak uydurmanın tek şartı markalaşma ve daha uygun koşullarda üretim yapma.

Bu bilincin de yavaş yavaş yaygınlaşması ile yine çeşitli kurumlar vasıtası ile üretici firmalara yönelik de eğitim çalışmaları da yapıldı.

Ve belki de saydığımız bu hususların tetikleyicisi ve hızlandıran unsur olan Gedelek Turşu Festivali.

İşte Festivalin düzenlenmesi saydığım tüm bu adımların atılması için önemli bir unsur oldu.

Elbetteki bugün gelinen noktada yapılanlar ve planlananlar yeterli değil.

Ama sadece 5 yılda Gedelek Turşusu için devasa adımlar atıldığını,

Atılan bu adımların da sonuç vermeye başladığını görünce,

Gelecekten daha da umutlu olmamız gerektiğini söyleyebilirim.

 

***

Ve Turşu ile ilgili rakamlar.

Festivalin yapılması ile ne gibi somut ve elle tutulur şeyler oldu diye sorarsanız,

Onun cevabı da en son hafta sonu yapılan festivalde verildi.

Orhangazi’de 5 yıl önce 25 bin ton olan yıllık turşu üretiminin bugün 50 bin tona ulaştığı,

Yine 6 milyon doları ihracat olmak üzere ekonomik getirisinin de 120 milyon dolarları bulduğu, rakamlarla ortaya konmuş durumda.

Bu da demek oluyor ki,

Henüz yolun başındayken bile yansımalar bu şekilde oluyorsa,

Doğru planlamalar ile gelecekte Turşu üreticiliğinin çok daha iyi noktalara geleceğini söyleyebiliriz.

Bu noktaya gelen kişi ve kuruluşları kutluyorum.

YanıtlaYönlendir

 

Yorum Kapalıdır.