Demokrasinin Getirilmesi Sırası Lübnan ve İranda

  • Yazının Tarihi: 13 Kasım 2017
  • Yazar: Kazım Köse
  • Bu yazı 56 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Seksenli yıllarda rahmetli dedemle haberleri izliyorduk.

Televizyonda iç savaş nedeniyle harabe haline dönmüş Beyrut gösteriyordu. Denizci olan ve neredeyse dünyanın bütün bölgelerine giden dedem, Beyrut dünyanın en güzel şehri idi.

Onu ne hale getirmişler, diyerek tepkisini göstermişti.

O yıllarda yakılıp yıkılan Lübnan, ara ara çatışmalara sahne olsa da  nispeten  sakinliğin ardından yeniden karışacak gibi.

Şunun Türkçesini söyleyelim, yeniden karıştırılacak gibi.

Hem de Irak’a ve Suriye’ye demokrasiyi başarıyla getiren demokrasi sever güçler tarafından.

Lübnan küçük bir ülke olmasına rağmen dini ve etnik açıdan son derece karışık. Ülkede 18 dini grup güçlü halde temsil ediliyor.

Bu çeşitliliği anlamak için devleti yönetenlere bakmak yeterli.Lübnan’ın cumhurbaşkanı Hıristiyan, Başbakanı Sünni Müslüman, Meclis başkanı ise Şii gruplardan olması gerekiyor.

İran’ın bölge üzerindeki etkisi, ülke geçmişte İran Suriye İsrail ve Firistinliler tarafından rekabet alanı haline getirilmesi, Fransa’nın manda yönetiminden miras nufuzuna  dikkat çekmenin, Lübnan’ın ne kadar kırılgan olduğunu anlatmak için yeterli geleceği düşüncesindeyim.

Böylesine bıçak sırtındaki bir ülkeyi karıştırmak hiçte zor olmasa gerek.

Elbette bütün bunların demokrasi sevdasından olduğuna inanamayız.

O zaman bir de gerçek sebep lazım.

Peki, gerçek sebep ne?

Kanaatimce Lübnan üzerinden yaşananlar İsrail İran zıtlaşmasının fitilinin ateşlenmesine çalışılmasından başka bir şey değil.

İran’ın Hizbullah Şiilik çizgisindeki gücü İsrail’in birkaç kez şahit olduğumuz  işgal etme girişimleri bu tezi yeterince güçlendirecektir.

Ayrıca son günlerde bazı yaşananlar Örneğin, Suudi Arabistan’daki tasfiye girişimleri, Lübnan başbakanının İstifa etmesinin ardından Suudi Arabistan da kalması, Suudi Arabistan İsrail yakınlaşmasıda  bu bağlamda değerlendirilmeli.

Toparlarsak Ortadoğu’yu Lübnan merkezli, taraflarının direk ya da dolaylı İran ve Suudi Arabistan – İsrail ikilisinin olacağı yeni bir savaş bekliyor.

Elbette bir de nihai hedef var.

Oda İranın saf dışı edilmesi.

Başka ve  popüler deyimiyle, Irak, Suriye ve Lübnan’ın ardından İrana da demokrasi getirilmesi.

Yorum Kapalıdır.