Abdülhamitten Erdoğan’a Kudüs

  • Yazının Tarihi: 11 Aralık 2017
  • Yazar: Kazım Köse
  • Bu yazı 1649 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Başka bir şehir yoktur ki bu kadar kalabalık nüfus tarafından benimsensin, bu kadar çok din tarafından kutsal kabul edilsin.

Evet, Kudüs üç dinin ve bu dinlere mensup milyarların kutsal kabul ettiği tek ama tek şehirdir.

Tezat gibi gözükecek biliyorum.

Fakat, işte tam da bu durumdan dolayı kutsal Kudüs’ün üzerinden kan ve gözyaşı eksik olmadı.

Osmanlı’nın fethinden sonra huzura kavuşan şehir, 1917 İngiliz işgalinin ardından 100 yıl boyunca yine kanla, yine gözyaşıyla òzdeşleşti.

Belliki epey daha Kudüs huzur bulamayacak.

Çünkü ABD  Başkanı Trump sadece bombanın fitilini çekmekle kalmadı, bir de onu Kudüs’ün, dolayısı ile de bütün dünyanın üzerine fırlattı.

 

Kudüs’ün 150 yıllık tarihi dendiğinde benim aklıma gelen ilk isim ikinci Abdülhamit’tir.

Yine bana göre Osmanlı’nın da son muktedir padişahı olan Abdülhamit, Kudüs ve çevresinin mevcut nüfus yapısını koruma adına üstelik zor şartlarda ve yüklü paraların uçuştuğu ortamda mücadele etti.

Büyük oranda da başarılı oldu. Abdülhamitin bu sebeple, başka söylemle yahudilere karşı başarılı olduğu için 31 Mart 1909 olayı ile tahtan indirildiğini iddia etmek çok da yanlış olmaz.

Yaklaşık 100 yıl önce dünyanın karışık olduğu durumda Osmanlı’nın da zayıflığından faydalanarak Abdülhamiti sıkıştıranlar, şimdilerde dünyanın karışık durumundan faydalanıp Türkiye’yi  zayıflatmaya  çalışıp Erdoğan’ı sıkıştırmak istiyorlar.

Hadi lafı dolaştırma dan bu işin

Türkçesini söyleyeyim.

31 Mart’ta Abdülhamit de darbe yapanlarla, 15 Temmuz’da Erdoğan’a darbe yapmaya çalışanlar aynı değirmenin su taşıyıcılarıdır.

Amaç büyük İsrail, hedef vaadedilmiş topraklar.

Yahudi denince akla gelen üç şey dindarlık, sabır ve paradır.

Dinleri uğruna paralarını kullanan, sabırlarını pekiştiren Yahudiler İşi o hale getirmişlerdir ki başka dinlerin farklı yorumlarından Yahudi destekçisi meshepler ortaya çıkarmışlardır.

Bugün Amerika’yı dolayısıyla da dünyay ellerinde tutan protestanlık dan türetilmiş evangelistleri bu bağlamda değerlendirmek gerekir.

Düzenbazlıklar la İrak’ı işgal eden baba duşta, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını açıklayan Trump da Evangelist lerin en kadim mensuplarındandırlar.

Daha önce de bir çok yazımda değilmiştim.

Suriye’de yaşananlar İslami mesheplerin çatışması olamaz. para, pul, şöhret, başarı İsteği hiç olamaz.

Herkese saldıran terör örgütünün İsrail’e saldırmaması ve Yahudilerin vaad edilmiş toprak dedikleri coğrafyanın merkezinde Suriye’nin olması beni bu şekilde düşündürtmüştü.

Sonuç olarak söylemek isterim ki, Abdülhamite rağmen yapılamayanlar, Abdülhamit’e destek verilmemesinin ardından yapıldı.

Şimdi de, Erdoğan’a rağmen yapılamayanların,  Erdoğan’a destek verilerek yapılmalarının   önlenmesi   gerekiyor .

Yorum Kapalıdır.